<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TEKNOLOJİ &#8211; Özbekistan Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://ozbekistangazetesi.com/kategori/teknoloji/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ozbekistangazetesi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Apr 2025 08:43:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://ozbekistangazetesi.com/wp-content/uploads/2025/03/cropped-ozbekistan-1-32x32.webp</url>
	<title>TEKNOLOJİ &#8211; Özbekistan Gazetesi</title>
	<link>https://ozbekistangazetesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tacikistan, Kırgızistan ve Özbekistan Cumhurbaşkanları Üçlü Toplantısı</title>
		<link>https://ozbekistangazetesi.com/tacikistan-kirgizistan-ve-ozbekistan-cumhurbaskanlari-uclu-toplantisi-h66390.html</link>
					<comments>https://ozbekistangazetesi.com/tacikistan-kirgizistan-ve-ozbekistan-cumhurbaskanlari-uclu-toplantisi-h66390.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Apr 2025 08:42:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanları Üçlü Toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Emomali Rahmon]]></category>
		<category><![CDATA[Hucend]]></category>
		<category><![CDATA[Hucend kentinde]]></category>
		<category><![CDATA[KIRGIZİSTAN]]></category>
		<category><![CDATA[Kırgızistan ve Özbekistan Cumhurbaşkanları Üçlü Toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[ÖZBEKİSTAN]]></category>
		<category><![CDATA[TACİKİSTAN]]></category>
		<category><![CDATA[Tacikistan Kırgızistan ve Özbekistan Cumhurbaşkanları Üçlü Toplantısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazetegazetesi.com/tacikistan-kirgizistan-ve-ozbekistan-cumhurbaskanlari-uclu-toplantisi-h67184.html</guid>

					<description><![CDATA[31 Mart'ta, tarihi Hucend kentinde Tacikistan, Kırgızistan ve Özbekistan devlet başkanlarının üçlü toplantısı gerçekleştirildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>31 Mart’ta, tarihi Hucend kentinde Tacikistan, Kırgızistan ve Özbekistan devlet başkanlarının üçlü toplantısı gerçekleştirildi.</p>
<p>Tacikistan Cumhuriyeti Devlet Başkanı, Sayın Emomali Rahmon, üst düzey konukları sıcak bir şekilde karşıladı ve Tacikistan, Kırgızistan ve Özbekistan devlet başkanlarıyla ortak fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.</p>
<p>Ülkemizin Cumhurbaşkanı Emomali Rahmon, toplantının başında komşu devlet başkanlarını içtenlikle selamlayarak, bir kez daha Nevruz Dünya Günü’nü kutlayarak, “Bu kutlama binlerce yıldır insanlığın yüce hedeflerini ve karşılıklı saygı, dayanışma ve uyumu güçlendirmeye hizmet ediyor” dedi.</p>
<p>Ekselansları Emomali Rahmon, “Ülkelerimiz ve halklarımız, uzun süreli dostluk, iyi komşuluk ve ortak kalkınma gibi güçlü bağlarla birbirine bağlıdır” vurgusunda bulundu.</p>
<p>Konuşmasının devamında, “Biz Tacikistan olarak, Kırgızistan ve Özbekistan ile iyi komşuluk, eşitlik, saygı ve karşılıklı çıkarların gözetilmesi temelindeki ilişkilerimize büyük önem veriyoruz” dedi. Devlet Başkanımız, üç ülke arasındaki ilişkilerin kapsamlı şekilde geliştirilmesinin “Tacikistan dış politikasının öncelikli alanlarından biri” olduğunu belirtmeye devam etti.</p>
<p>Devlet Başkanımız Emomali Rahmon, Tacikistan Cumhuriyeti, Kırgızistan Cumhuriyeti ve Özbekistan Cumhuriyeti arasında üç ülkenin devlet sınırlarının birleşmesi konusunda Anlaşma’nın imzalanmasını “çok önemli bir olay” olarak nitelendirdi.</p>
<p>Ekselansları Emomali Rahmon, Kırgızistan’a gerçekleştirdiği son resmi ziyaretin verimli sonuçlarından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Tacikistan tarafının önümüzdeki dönemde iki ülke arasında yapıcı çok yönlü işbirliği için gerekli zemini oluşturmak amacıyla tüm çabaları yönlendirmeye kararlı olduğunu belirtti.</p>
<p>Devlet Başkanımız, Müttefik İlişkiler Anlaşması’nın imzalanmasından ve bu anlaşmaya ilişkin teyit mektuplarının teati edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu tarihi belgenin imzalanmasıyla “Tacikistan ile Özbekistan arasındaki ilişkilerde niteliksel olarak yeni bir gelişme aşamasının başladığını” vurguladı.</p>
<p>Sayın Emomali Rahmon ayrıca, “Tacikistan ve Özbekistan arasındaki stratejik ortaklık ve ittifakın geleceği konusunda oldukça iyimseriz” dedi.</p>
<p>Devlet Başkanımız konuşmasının sonunda, üç komşu ülkenin liderlerinin bugün gerçekleştirdiği toplantının sonuçlarının “ülkelerimiz ve kardeş halklarımız arasındaki dostluğun, iyi komşuluk ilişkilerinin, karşılıklı anlayışın, saygı ve güvenin, yapıcı ve etkili işbirliğinin daha da güçlenmesine katkıda bulunacağından” emin olduğunu belirtti.</p>
<p>Kaynak:https://www.president.tj/event/news/50324</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ozbekistangazetesi.com/tacikistan-kirgizistan-ve-ozbekistan-cumhurbaskanlari-uclu-toplantisi-h66390.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Маросими имзои санадҳои сеҷонибаи Тоҷикистон, Қирғизистон ва Узбекистон</title>
		<link>https://ozbekistangazetesi.com/%d0%bc%d0%b0%d1%80%d0%be%d1%81%d0%b8%d0%bc%d0%b8-%d0%b8%d0%bc%d0%b7%d0%be%d0%b8-%d1%81%d0%b0%d0%bd%d0%b0%d0%b4%d2%b3%d0%be%d0%b8-%d1%81%d0%b5%d2%b7%d0%be%d0%bd%d0%b8%d0%b1%d0%b0%d0%b8-%d1%82%d0%be-h66375.html</link>
					<comments>https://ozbekistangazetesi.com/%d0%bc%d0%b0%d1%80%d0%be%d1%81%d0%b8%d0%bc%d0%b8-%d0%b8%d0%bc%d0%b7%d0%be%d0%b8-%d1%81%d0%b0%d0%bd%d0%b0%d0%b4%d2%b3%d0%be%d0%b8-%d1%81%d0%b5%d2%b7%d0%be%d0%bd%d0%b8%d0%b1%d0%b0%d0%b8-%d1%82%d0%be-h66375.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Mar 2025 13:51:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ва]]></category>
		<category><![CDATA[Гулистон]]></category>
		<category><![CDATA[имзои]]></category>
		<category><![CDATA[Қирғизистон]]></category>
		<category><![CDATA[Қирғизистон ва Узбекистон]]></category>
		<category><![CDATA[маросими]]></category>
		<category><![CDATA[Маросими имзои санадҳои сеҷонибаи Тоҷикистон]]></category>
		<category><![CDATA[санадҳои]]></category>
		<category><![CDATA[сеҷонибаи]]></category>
		<category><![CDATA[Тоҷикистон]]></category>
		<category><![CDATA[Ӯзбекистон]]></category>
		<category><![CDATA[Ҷумҳурии]]></category>
		<category><![CDATA[шаҳри]]></category>
		<category><![CDATA[шаҳри Гулистон]]></category>
		<category><![CDATA[Эмомалӣ Раҳмон]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozbekistangazetesi.com/?p=66375</guid>

					<description><![CDATA[Асосӣ Рӯйдодҳо Хабарҳо Маросими имзои санадҳои сеҷонибаи Тоҷикистон, Қирғизистон ва Узбекистон 31.03.2025 шаҳри Гулистон Мубодила Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Асосӣ</p>
<p>Рӯйдодҳо</p>
<p>Хабарҳо</p>
<p>Маросими имзои санадҳои сеҷонибаи Тоҷикистон, Қирғизистон ва Узбекистон</p>
<p>31.03.2025</p>
<p>шаҳри Гулистон</p>
<p>Мубодила</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Пас аз анҷоми музокироти сеҷониба маросими имзои Шартнома миёни Ҷумҳурии Тоҷикистон, Ҷумҳурии Қирғизистон ва Ҷумҳурии Узбекистон дар бораи нуқтаи пайвастшавии сарҳадҳои давлатии се кишвар ва Эъломияи Хуҷанд доир ба дӯстии абадӣ баргузор гардид.</p>
<p>Санадҳои муҳими таърихӣ – Шартнома миёни Ҷумҳурии Тоҷикистон, Ҷумҳурии Қирғизистон ва Ҷумҳурии Узбекистон дар бораи нуқтаи пайвастшавии сарҳадҳои давлатии се кишвар ва Эъломияи Хуҷанд доир ба дӯстии абадӣ дар фазои тантанавӣ аз ҷониби сарони давлатҳо муҳтарам Эмомалӣ Раҳмон, муҳтарам Садир Жапаров ва муҳтарам Шавкат Мирзиёев ба имзо расид.</p>
<p>Сипас сарони давлатҳо дар маросими ифтитоҳи фосилавии стелаи (сутуни) рамзӣ дар нуқтаи пайванди сарҳадҳои давлатии Тоҷикистон, Қирғизистон ва Узбекистон иштирок намуданд.</p>
<p>Бо розигии сарони давлатҳо аз ҷониби намояндагони масъули ҷонибҳо иншооти рамзӣ дар фазои тантанавӣ ифтитоҳ ёфт.</p>
<p>Садои мусиқӣ дар майдони ифтитоҳи иншоот бо истифода аз карнай, сурнай ва дигар созҳои миллӣ ба маросим шукӯҳи хосса бахшид.</p>
<p>Kaynak:https://www.president.tj/event/news/50328</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ozbekistangazetesi.com/%d0%bc%d0%b0%d1%80%d0%be%d1%81%d0%b8%d0%bc%d0%b8-%d0%b8%d0%bc%d0%b7%d0%be%d0%b8-%d1%81%d0%b0%d0%bd%d0%b0%d0%b4%d2%b3%d0%be%d0%b8-%d1%81%d0%b5%d2%b7%d0%be%d0%bd%d0%b8%d0%b1%d0%b0%d0%b8-%d1%82%d0%be-h66375.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Мулоқоти сеҷонибаи сарони давлатҳои Тоҷикистон, Қирғизистон ва Узбекистон</title>
		<link>https://ozbekistangazetesi.com/%d0%bc%d1%83%d0%bb%d0%be%d2%9b%d0%be%d1%82%d0%b8-%d1%81%d0%b5%d2%b7%d0%be%d0%bd%d0%b8%d0%b1%d0%b0%d0%b8-%d1%81%d0%b0%d1%80%d0%be%d0%bd%d0%b8-%d0%b4%d0%b0%d0%b2%d0%bb%d0%b0%d1%82%d2%b3%d0%be%d0%b8-h66372.html</link>
					<comments>https://ozbekistangazetesi.com/%d0%bc%d1%83%d0%bb%d0%be%d2%9b%d0%be%d1%82%d0%b8-%d1%81%d0%b5%d2%b7%d0%be%d0%bd%d0%b8%d0%b1%d0%b0%d0%b8-%d1%81%d0%b0%d1%80%d0%be%d0%bd%d0%b8-%d0%b4%d0%b0%d0%b2%d0%bb%d0%b0%d1%82%d2%b3%d0%be%d0%b8-h66372.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Mar 2025 13:30:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[ва]]></category>
		<category><![CDATA[Гулистон]]></category>
		<category><![CDATA[давлатҳои]]></category>
		<category><![CDATA[Қирғизистон]]></category>
		<category><![CDATA[Қирғизистон ва Узбекистон]]></category>
		<category><![CDATA[мулоқоти]]></category>
		<category><![CDATA[Мулоқоти сеҷонибаи сарони давлатҳои Тоҷикистон]]></category>
		<category><![CDATA[сарони]]></category>
		<category><![CDATA[сеҷонибаи]]></category>
		<category><![CDATA[Тоҷикистон]]></category>
		<category><![CDATA[Ӯзбекистон]]></category>
		<category><![CDATA[шаҳри]]></category>
		<category><![CDATA[шаҳри Гулистон]]></category>
		<category><![CDATA[Эмомалӣ Раҳмон]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozbekistangazetesi.com/?p=66372</guid>

					<description><![CDATA[Асосӣ Рӯйдодҳо Хабарҳо Мулоқоти сеҷонибаи сарони давлатҳои Тоҷикистон, Қирғизистон ва Узбекистон 31.03.2025 шаҳри Гулистон Мубодила Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ &#160; &#160; 31 март дар шаҳри Хуҷанди бостонӣ мулоқоти сеҷонибаи &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Асосӣ</p>
<p>Рӯйдодҳо</p>
<p>Хабарҳо</p>
<p>Мулоқоти сеҷонибаи сарони давлатҳои Тоҷикистон, Қирғизистон ва Узбекистон</p>
<p>31.03.2025</p>
<p>шаҳри Гулистон</p>
<p>Мубодила</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>31 март дар шаҳри Хуҷанди бостонӣ мулоқоти сеҷонибаи сарони давлатҳои Тоҷикистон, Қирғизистон ва Узбекистон баргузор шуд.</p>
<p>Президенти Ҷумҳурии Тоҷикистон, Пешвои миллат муҳтарам Эмомалӣ Раҳмон меҳмонони воломақомро самимона истиқбол намуданд ва маросими аксбардории муштараки сарони давлатҳои Тоҷикистон, Қирғизистон ва Узбекистон баргузор гардид.</p>
<p>Дар оғози мулоқот Президенти кишвари мо муҳтарам Эмомалӣ Раҳмон сарони давлатҳои ҳамсояро самимона хайрамақдам гуфта, бори дигар онҳоро бо Ҷашни байналмилалии Наврӯз табрик намуданд ва изҳор доштанд, ки «ин ҷашн давоми ҳазорсолаҳо барои таҳкими ҳадафҳои баланди инсондӯстӣ ва эҳтироми ҳамдигар, ҳамбастагӣ ва ризоият хизмат намудааст».</p>
<p>Муҳтарам Эмомалӣ Раҳмон таъкид намуданд, ки «кишварҳо ва мардумони моро риштаҳои қавии дӯстии бисёрсола, накуҳамсоягӣ ва рушди муштарак бо ҳам мепайванданд».</p>
<p>«Мо дар Тоҷикистон муносибатҳоро бо Қирғизистон ва Узбекистон, ки бар пояҳои накуҳамсоягӣ, баробарҳуқуқӣ, эҳтиром ва бо назардошти манфиатҳои ҳамдигар асос ёфтаанд, баҳои баланд медиҳем», &#8211; зикр намуданд Пешвои миллат зимни суханронӣ. Дар идома Сарвари давлати мо рушди ҳамаҷонибаи муносибатҳои се кишварро «яке аз самтҳои афзалиятноки сиёсати хориҷии Тоҷикистон» номиданд.</p>
<p>Президенти давлати мо муҳтарам Эмомалӣ Раҳмон баимзорасии Шартнома миёни Ҷумҳурии Тоҷикистон, Ҷумҳурии Қирғизистон ва Ҷумҳурии Узбекистон дар бораи нуқтаи пайвастшавии сарҳадҳои давлатии се кишварро «рӯйдоди бисёр муҳим» арзёбӣ намуданд.</p>
<p>Муҳтарам Эмомалӣ Раҳмон аз натиҷаҳои пурсамари сафари давлатии ба наздикӣ анҷомёфтаи худ ба Қирғизистон изҳори қаноатмандӣ намуда, иброз доштанд, ки ҷониби Тоҷикистон азм дорад дар давраи оянда тамоми кӯшишҳоро барои фароҳам овардани заминаи зарурӣ ҷиҳати ҳамкории гуногунҷанбаи созандаи ду кишвар равона намояд.</p>
<p>Сарвари давлати мо аз имзои Шартнома дар бораи муносибатҳои ҳампаймонӣ ва табодули тасдиқномаҳо оид ба он изҳори қаноатмандӣ намуданд ва таъкид доштанд, ки бо имзои ин санади таърихӣ «дар муносибатҳои Тоҷикистону Узбекистон марҳилаи сифатан нави рушд оғоз ёфт».</p>
<p>Дар идома муҳтарам Эмомалӣ Раҳмон зикр намуданд, ки «мо ба ояндаи шарикии стратегӣ ва ҳампаймонии Тоҷикистону Узбекистон хушбинии баланд дорем».</p>
<p>Дар фарҷоми суханронӣ Сарвари давлати мо муҳтарам Эмомалӣ Раҳмон изҳори итминон намуданд, ки натиҷаҳои мулоқоти имрӯзаи роҳбарони се кишвари ҳамсоя «ба таҳкими минбаъдаи дӯстӣ, муносибатҳои накуҳамсоягӣ, ҳамдигарфаҳмӣ, эҳтиром ва эътимоди мутақобил, инчунин, ҳамкории созандаву муассир миёни кишварҳоямон ва мардумони бародар мусоидат менамоянд».</p>
<p>Kaynak:https://www.president.tj/event/news/50324</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ozbekistangazetesi.com/%d0%bc%d1%83%d0%bb%d0%be%d2%9b%d0%be%d1%82%d0%b8-%d1%81%d0%b5%d2%b7%d0%be%d0%bd%d0%b8%d0%b1%d0%b0%d0%b8-%d1%81%d0%b0%d1%80%d0%be%d0%bd%d0%b8-%d0%b4%d0%b0%d0%b2%d0%bb%d0%b0%d1%82%d2%b3%d0%be%d0%b8-h66372.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Мулоқот бо Президенти Ҷумҳурии Узбекистон Шавкат Мирзиёев</title>
		<link>https://ozbekistangazetesi.com/%d0%bc%d1%83%d0%bb%d0%be%d2%9b%d0%be%d1%82-%d0%b1%d0%be-%d0%bf%d1%80%d0%b5%d0%b7%d0%b8%d0%b4%d0%b5%d0%bd%d1%82%d0%b8-%d2%b7%d1%83%d0%bc%d2%b3%d1%83%d1%80%d0%b8%d0%b8-%d1%83%d0%b7%d0%b1%d0%b5%d0%ba-2-h66369.html</link>
					<comments>https://ozbekistangazetesi.com/%d0%bc%d1%83%d0%bb%d0%be%d2%9b%d0%be%d1%82-%d0%b1%d0%be-%d0%bf%d1%80%d0%b5%d0%b7%d0%b8%d0%b4%d0%b5%d0%bd%d1%82%d0%b8-%d2%b7%d1%83%d0%bc%d2%b3%d1%83%d1%80%d0%b8%d0%b8-%d1%83%d0%b7%d0%b1%d0%b5%d0%ba-2-h66369.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Mar 2025 13:22:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[бо]]></category>
		<category><![CDATA[Бӯстон]]></category>
		<category><![CDATA[Мирзиёев]]></category>
		<category><![CDATA[Мулоқот]]></category>
		<category><![CDATA[Мулоқот бо Президенти Ҷумҳурии Узбекистон Шавкат Мирзиёев]]></category>
		<category><![CDATA[Президенти]]></category>
		<category><![CDATA[Тоҷикистон]]></category>
		<category><![CDATA[Ӯзбекистон]]></category>
		<category><![CDATA[Ҷумҳурии]]></category>
		<category><![CDATA[Шавкат]]></category>
		<category><![CDATA[шаҳри]]></category>
		<category><![CDATA[шаҳри Бӯстон]]></category>
		<category><![CDATA[Эмомалӣ Раҳмон]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozbekistangazetesi.com/?p=66369</guid>

					<description><![CDATA[Асосӣ Рӯйдодҳо Хабарҳо Мулоқот бо Президенти Ҷумҳурии Узбекистон Шавкат Мирзиёев 31.03.2025 шаҳри Бӯстон Мубодила Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ &#160; &#160; &#160; 31 март &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Асосӣ</p>
<p>Рӯйдодҳо</p>
<p>Хабарҳо</p>
<p>Мулоқот бо Президенти Ҷумҳурии Узбекистон Шавкат Мирзиёев</p>
<p>31.03.2025</p>
<p>шаҳри Бӯстон</p>
<p>Мубодила</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>31 март дар шаҳри Хуҷанд мулоқоти Пешвои миллат, Президенти Ҷумҳурии Тоҷикистон муҳтарам Эмомалӣ Раҳмон бо Президенти Ҷумҳурии Узбекистон муҳтарам Шавкат Мирзиёев баргузор гардид.</p>
<p>Президенти кишвари мо муҳтарам Эмомалӣ Раҳмон меҳмони воломақомро хайрамақдам гуфта, бо ҷашни байналмилалии Наврӯз табрик намуданд ва аз рушди босуръати муносибатҳои ду давлат дар ҳамаи соҳаҳои ҳамкорӣ изҳори қаноатмандӣ карданд. Густариши фаъолонаи робитаҳои тиҷоратию иқтисодӣ ва фарҳангию гуманитарӣ махсус зикр гардид.</p>
<p>Зимни суҳбат Сарони давлатҳо аҳамияти имзои Аҳдномаи таърихӣ дар бораи муносибатҳои ҳампаймониро таъкид намуда, онро боз як далели равшани дӯстии қавӣ ва дастгирии ҳамдигарии ду давлат номиданд.</p>
<p>Ҳарду роҳбар омодагии худро барои минбаъд низ дар ин руҳия муттасил рушд додани муносибатҳои байнидавлатӣ таъкид намуданд.</p>
<p>Зимни суҳбати судманд ба рушди ҳамкории тиҷоратию иқтисодӣ таваҷҷуҳи хосса зоҳир карда шуд.</p>
<p>Ҷонибҳо ҷараёни устувори афзоиши гардиши савдои дуҷонибаро, ки далели иқтидори назарраси мавҷудаи ду кишвар барои афзоиши минбаъдаи он мебошад, зикр карданд.</p>
<p>Афзоиши сармоягузории дуҷониба нишондиҳандаи муҳими густариши ҳамкории иқтисодӣ номида шуд.</p>
<p>Дар ин замина, ба мақсад мувофиқ будани татбиқи лоиҳаҳои муштараки сармоягузорӣ, аз ҷумла дар соҳаҳои саноат, энергетика, кишоварзӣ ва нақлиёт зикр карда шуд.</p>
<p>Сарони ду давлат ба густариши ҳамкории фарҳангиву гуманитарӣ таваҷҷуҳи хосса зоҳир карда, аҳамияти баргузории конфронсҳои илмӣ-амалӣ, форумҳо, фестивалҳо, симпозиумҳо ва мулоқотҳои зиёиёни эҷодкор ва илмиро таъкид намуданд.</p>
<p>Инчунин, оид ба баъзе масъалаҳои вобаста ба амният, мушкилоти минтақавӣ ва байналмилалӣ табодули афкор анҷом дода шуд.</p>
<p>Kaynak:https://www.president.tj/event/news/50316</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ozbekistangazetesi.com/%d0%bc%d1%83%d0%bb%d0%be%d2%9b%d0%be%d1%82-%d0%b1%d0%be-%d0%bf%d1%80%d0%b5%d0%b7%d0%b8%d0%b4%d0%b5%d0%bd%d1%82%d0%b8-%d2%b7%d1%83%d0%bc%d2%b3%d1%83%d1%80%d0%b8%d0%b8-%d1%83%d0%b7%d0%b1%d0%b5%d0%ba-2-h66369.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Маросими имзои санад ва ба кор андохтани хатти интиқоли барқи 500 кВ «Датка-Суғд»-и лоиҳаи CASA-1000</title>
		<link>https://ozbekistangazetesi.com/%d0%bc%d0%b0%d1%80%d0%be%d1%81%d0%b8%d0%bc%d0%b8-%d0%b8%d0%bc%d0%b7%d0%be%d0%b8-%d1%81%d0%b0%d0%bd%d0%b0%d0%b4-%d0%b2%d0%b0-%d0%b1%d0%b0-%d0%ba%d0%be%d1%80-%d0%b0%d0%bd%d0%b4%d0%be%d1%85%d1%82%d0%b0-h66366.html</link>
					<comments>https://ozbekistangazetesi.com/%d0%bc%d0%b0%d1%80%d0%be%d1%81%d0%b8%d0%bc%d0%b8-%d0%b8%d0%bc%d0%b7%d0%be%d0%b8-%d1%81%d0%b0%d0%bd%d0%b0%d0%b4-%d0%b2%d0%b0-%d0%b1%d0%b0-%d0%ba%d0%be%d1%80-%d0%b0%d0%bd%d0%b4%d0%be%d1%85%d1%82%d0%b0-h66366.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Mar 2025 13:15:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[«Датка-Суғд»-и лоиҳаи CASA-1000]]></category>
		<category><![CDATA[500]]></category>
		<category><![CDATA[андохтани]]></category>
		<category><![CDATA[барқи]]></category>
		<category><![CDATA[ва ба]]></category>
		<category><![CDATA[имзои]]></category>
		<category><![CDATA[интиқоли]]></category>
		<category><![CDATA[кВ]]></category>
		<category><![CDATA[кор]]></category>
		<category><![CDATA[Қирғизистон]]></category>
		<category><![CDATA[маросими]]></category>
		<category><![CDATA[Маросими имзои санад ва ба кор андохтани хатти интиқоли барқи 500 кВ «Датка-Суғд»-и лоиҳаи CASA-1000]]></category>
		<category><![CDATA[санад]]></category>
		<category><![CDATA[Тоҷикистону]]></category>
		<category><![CDATA[хатти]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozbekistangazetesi.com/?p=66366</guid>

					<description><![CDATA[Асосӣ Рӯйдодҳо Хабарҳо Маросими имзои санад ва ба кор андохтани хатти интиқоли барқи 500 кВ «Датка-Суғд»-и лоиҳаи CASA-1000 31.03.2025 шаҳри Бӯстон Мубодила Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи калон Адозаи аслӣ Андозаи хурд Андозаи &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Асосӣ</p>
<p>Рӯйдодҳо</p>
<p>Хабарҳо</p>
<p>Маросими имзои санад ва ба кор андохтани хатти интиқоли барқи 500 кВ «Датка-Суғд»-и лоиҳаи CASA-1000</p>
<p>31.03.2025</p>
<p>шаҳри Бӯстон</p>
<p>Мубодила</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>Андозаи хурд</p>
<p>Андозаи калон</p>
<p>Адозаи аслӣ</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Баъд аз анҷоми мулоқоти хоссаи сарони давлатҳои Тоҷикистону Қирғизистон маросими имзои санади таърихӣ &#8211; Протоколи мубодилаи Тасдиқномаҳои Шартнома миёни Ҷумҳурии Тоҷикистон ва Ҷумҳурии Қирғизистон дар бораи сарҳади давлатии Тоҷикистону Қирғизистон, инчунин ду созишномаи байниҳукуматӣ – «Дар бораи таъмини дастрасӣ ба объектҳои хоҷагии об ва энергетикӣ» ва «Дар бораи сохтмон ва истифодабарии роҳҳои мошингард, ободонӣ ва истифодаи чорроҳаи мошингард» баргузор гардид.</p>
<p>Баъди табодули Протоколи мубодилаи Тасдиқномаҳо Президенти Ҷумҳурии Тоҷикистон муҳтарам Эмомалӣ Раҳмон ва Президенти Ҷумҳурии Қирғизистон муҳтарам Садир Жапаров ба таври фосилавӣ хати интиқоли барқи 500 кВ “Датка – Суғд”-ро, ки дар доираи татбиқи лоиҳаи CASA-1000 сохта шудааст, мавриди истифода қарор доданд.</p>
<p>kaynak:https://www.president.tj/event/news/50308</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ozbekistangazetesi.com/%d0%bc%d0%b0%d1%80%d0%be%d1%81%d0%b8%d0%bc%d0%b8-%d0%b8%d0%bc%d0%b7%d0%be%d0%b8-%d1%81%d0%b0%d0%bd%d0%b0%d0%b4-%d0%b2%d0%b0-%d0%b1%d0%b0-%d0%ba%d0%be%d1%80-%d0%b0%d0%bd%d0%b4%d0%be%d1%85%d1%82%d0%b0-h66366.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANVAR YUSUPOV TÜRKİSTAN’DA AFRASYAB’IN MİRASI</title>
		<link>https://ozbekistangazetesi.com/anvar-yusupov-turkistanda-afrasyabin-mirasi-h66151.html</link>
					<comments>https://ozbekistangazetesi.com/anvar-yusupov-turkistanda-afrasyabin-mirasi-h66151.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Mar 2025 17:50:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA['in]]></category>
		<category><![CDATA[’“TÜRKİSTAN]]></category>
		<category><![CDATA[AFRASIYAB]]></category>
		<category><![CDATA[AFRASYAB]]></category>
		<category><![CDATA[Afrasyab kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[AFRASYAB’IN]]></category>
		<category><![CDATA[Alp Er Tunga]]></category>
		<category><![CDATA[Alper Tonğa]]></category>
		<category><![CDATA[Alper Tonğa kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Anvar]]></category>
		<category><![CDATA[Anvar YUSUPOV]]></category>
		<category><![CDATA[ANVAR YUSUPOV TÜRKİSTAN’DA AFRASYAB’IN MİRASI]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımsız Araştırmacı Yazar Anvar Yusupov]]></category>
		<category><![CDATA[Heritage]]></category>
		<category><![CDATA[Mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Öf]]></category>
		<category><![CDATA[Oghuzs]]></category>
		<category><![CDATA[ÖZBEKİSTAN]]></category>
		<category><![CDATA[Özbekistan Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Scythians]]></category>
		<category><![CDATA[THE]]></category>
		<category><![CDATA[THE HERITAGE OF AFRASIYAB IN TURKESTAN]]></category>
		<category><![CDATA[TURAN]]></category>
		<category><![CDATA[TURKESTAN]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİSTAN’DA]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİSTAN’DA AFRASYAB’IN MİRASI]]></category>
		<category><![CDATA[Turks]]></category>
		<category><![CDATA[Uzbekistan]]></category>
		<category><![CDATA[Yazar Anvar Yusupov]]></category>
		<category><![CDATA[YUSUPOV]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozbekistangazetesi.com/?p=66151</guid>

					<description><![CDATA[THE HERITAGE OF AFRASIYAB IN TURKESTAN TÜRKİSTAN’DA AFRASYAB’IN MİRASI Anvar Yusupov (Bağımsız Araştırmacı-Yazar, Özbekistan Cumhuriyeti Ekonomi ve Maliye Bakanlığı Evrak Düzenleme Şubesi Başkanı, anvarkhoja@maıl.ru. ORCID: 0009-0002-7375-0446.) Abstract The article examines the governance activities and heritage of Afrasiyab, the founder of Turanian sivilization, as a historical figure based on scientific sources. Conclusions are drawn through comparative &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>THE HERITAGE OF AFRASIYAB IN TURKESTAN</p>
<p>TÜRKİSTAN’DA AFRASYAB’IN MİRASI</p>
<p>Anvar Yusupov</p>
<p>(Bağımsız Araştırmacı-Yazar, Özbekistan Cumhuriyeti Ekonomi ve Maliye Bakanlığı Evrak Düzenleme Şubesi Başkanı, anvarkhoja@maıl.ru. ORCID: 0009-0002-7375-0446.)</p>
<p>Abstract<br />
The article examines the governance activities and heritage of Afrasiyab, the founder of Turanian sivilization, as a historical figure based on scientific sources. Conclusions are drawn through comparative analysis of historical sources translated into Uzbek, Turkish, Russian, and English, along with their original texts (in Latin, Greek, Arabic, and Persian). The document scanning technique, a qualitative research method, was used in the study.<br />
Keywords: Afrasiyab, Alp Er Tunga, Turan, Turks, Oghuzs, Scythians…</p>
<p>Özet<br />
Makalede, Turan uygarlığının kurucusu olarak bilinen Afrasyab’ın tarihi şahsiyet olarak ortaya koyduğu siyasi faaliyeti ve mirası bilimsel kaynaklar üzerinden değerlendirilmiştir.Tarihi kaynakların Türkçe, Özbekçe, Rusça İngilizce tercümeleri orjinel (Yunanca, Latince, Arapça, Farsça) metinlerle karşılaştırma analizi ile sonuçlar çıkarılmıştır. Dolayısıyla, çalışmada nitel araştırma yönteminden, doküman taraması tekniğinden faydalanılmıştır.<br />
Anahtar Kelimeler:Afrasyab,Alper Tonğa, Turan, Türkler, Oğuzlar, İskitler</p>
<p>GİRİŞ<br />
Afrasyab’ın mirasını ele almaya Semarkant’ın kalbindeki Registan külliyesinden başlamak uygun görünmektedir. Nitekim, bu ihtişamlı yapı sadece bulunduğu şehrin değil, tüm Turan’ın anlı şanlı tarihini kendinde yansıtabiliyor. Registan meydanının önünden baktığınızda sol tarafınızdaki bina Mirza Uluğbey medresesidir. Bu nadide eğitim merkezi büyük Emir Timur’un Turan adı ile kurduğu İmparatorluğunun payitahtında yapılmış olup, çağının bilimsel zirvesini yakalamış, dünyanın en büyük ve en ünlü bilim ve eğitim merkezi olabilmişti. Dönemin en öndegelen ve en meşhur alimleri dünyanın her tarafından gelen öğrencilerini eğitmekle beraber,yeryüzü ve gökyüzünü kapsayan bilim dallarında araştırmalar ve buluşlar yapmışlardı. Karşınızdaki Tillakari (Altın işlemeli) Camii – Türk-İslam mimarisinin en kıymetli mücevherlerinden biri olarak,Kuran-i Kerim’in ayetlerini, hadisleri ve Doğunun kadim hikmetlerini, turkuaz çinilerle ve altınlarla nakşedilmiş duvarlarında yansıtmaktadır. Makalemizin içeriğine sağdaki Şîrdâr (Aslanlı) medresesinin taçkapısından gireceğiz.<br />
Medresenin taçkapısının üstündeki kare, klasik İslam mimarisi anlayışının biraz dışına çıkmış. Vahşi hayvan ve üzerinde insan yüzünü ifade eden güneş resimlenmiş. Oysa, bina, hem devlet idaresinde, hem toplum kamuoyunda İslam kanunlarının üstün mevkide olduğu 17.yüzyılda inşa edilmişti. Biraz ileri gidersek, Emir Timur’un ana şehri olan Keş’te yaptırdığı Aksaray karargahında da aynı tasvirin bulunduğu tarihi kaynaklarda kayıtlıdır. Resimdeki hayvan sonraki yüzyıllarda her ne kadar aslan olarak algılanmaya çalışılmış ise da, hem dış görünüşü ve renginden, hem üzerindeki siyah beyaz çizgilerinden o canlının kaplan (tonğa) olduğu anlaşılmaktadır. Semerkant’ın en kadim yapılarının bulunduğu kısmına hala Afrasyab denildiğinden yola çıkarsak, kaplan (tonğa) ve güneş resmi Turan uygarlığının kurucusu olan Alper Tonğa’ya (Afrasyab) doğrudan bağlandığınıortaya koymaktadır.<br />
Afrasyab (Alper Tonğa) kimdir?<br />
Öncelikle, farklı kaynaklarda farklı isimlendirilen bu insan efsanevi değil tarihi şahsiyettir. Zerdüştîlerin kutsal kitabı olan Avesta ve Firdevsi’nin “Şahname” destanı gibi eski Farsdilli eserlerle ünlü olmuş olup, Herodot ve Pompei Trog gibi antik tarihçilerden Taberi ve Fahrettin Mübarekşah Merverüdi gibi Arap tarihçilerine, Birüni’den Mirza Uluğbey’e, Kaşgarlı Mahmud’dan Ali Şir Nevai’ye, Ebulgazi Bahadır Han’dan (1644 – 1663 yıllarında Harezm’deki Hiva Hanlığı’nın padişahı, Türk tarihine ait kitap talif etmiş)Cedid tarihçilerine kadar yüzlerce tarihi kaynak Afrasyab’ı tarihi şahsiyet olarak tanımlamıştır.<br />
Alper Tonğa’nın ismiАvesta’daFrangrasyandenilmektedir, özellikleYaşt ve Vendidodbölümlerinde geçiyor. Dolayısıyla, Aban Yaşt’ınFrangrasyan’dan bahsedilmiş kısmındakiorijinal metinlerden birinın morfolojiktranskripsiyonuRusya Bilimler Akademisinin Dilbilimi (Filoloji) Araştırmaları Enstitüsünde Prof.Dr. V.S.Sokolova tarafından şöyle yapılmıştır:<br />
“tąm yaza-ta majryō tüjryō fraŋrase&#8217; hankajn-e pajti ajŋhā zәm -ō satәm aspa-nąm aršn-ąm, hazaŋrәm gav-ąm, baēvara anu=maya-nąm”[1:76].<br />
Bu cümleyi Avesta metninin İngilizce [2:64]ve Rusça tercümeleri üzerinden aşağıdaki şekilde Türkçeye çevirdik: “O’nun için Turanlı Frangrayan o ülkenin Hankan’ında yüz at, bin öküz, on bin kuzu kurban sunmuştur”.<br />
“Hankan” (hankajn) sözcüğünün analizi kaynaklar üzerinden şöyle yapıldı: “Hankan” Avesta’nın rusça tercümesinde “Afrasyab’ın kalesi, surları [2:76]diye çevirilmişken, İngilizce tercümede ateşperestlerin en eski efsanelerinde, Afrasyab’ın demir duvarları, yüz tane sütünü olan sarayının bulunduğubir yer olarak söylendiği yorumlanmıştır [2:64].<br />
İlk Türkçe ansiklopedi yazarı Kaşgarlı Mahmud’un “Divanü lügat it-Türk” eserinde bu konuda verilen bilgiler çok önem arzetmektedir: “Han (Xan)– Türklerin en büyük başbuğu. Afrasyab’ın oğullarına daHandenir. Afrasyab Hakandır” [4:157]. “Yenkend’den Doğuya kadar Türk ülkesidir. Semerkand’a Semiz Kend denir. Şaş şehrine Taşkent denildiği gibi, Özkent, Tünkent adları da vardır.Bu şehirlerin hepsinin adı Türkçe olan Kend ile yapılmıştır. Bu şehirleri Türkler yaparak adlarını kendileri koymuşlardır.Bu adlar olduğu gibi şimdiye kadar gelmişlerdir” [4:150].<br />
Yukarıdaki kaynaklar “Hankan”ı “Han Kend”, yani padişahın başkenti diye yorumlamamıza imkan tanımaktadır.<br />
Fars milliyetçiliğiyle dünyaya nam salmış olan Firdevsi’nin “Şahname” eserinin başından sonuna kadarAfrasyabın milletine Türk, devletineyse Turan denmiştir. Diğer arapça ve Türkçe kaynaklar da böyle yazmaktadır.<br />
Firdevsi’nin zamanında yaşayan Türkçe kaynaklar Afrasyab ve Alper Tonğa’nın tek kişi olduğu konusunda aynı fikirdeler.<br />
Dolayısıyla, Yusuf Has Hacib’in bilgelik eseri “Kutadgu bilig”in Alper Tonğa hakkındaki mısraları konunun aydınlatılmasında büyük önem arzetmektedir:<br />
Bu Türk beyleri arasında adı meşhur ve<br />
ikbali ayan beyan olanı Tonğa Alp-Er idi.<br />
O yüksek bilgiye ve çok erdeme sahipti;<br />
bilgili, anlayışlı ve halkın seçkiniydi.<br />
Ne seçkin, ne yüksek ve ne yiğit adamdı;<br />
zaten cihanda anlayışlı insan bu dünyaya hakim olur.<br />
Iranlılar ona Efrasiyab derler;<br />
bu Efrasiyab akınlar salıp ülkeler zaptetmiştir [6:13 – 135].<br />
Kaşgarlı Mahmud ise, bu konuda geniş kapsamlı bilgi vermekle beraberAlper Tonğa isminin anlamına odaklanmıştır.<br />
“Tonğa–Bebür. Kaplan cinsinden bir hayvandır; fili öldürür, asıl olan budur.Bu ad Türklerde yaşamaktadır. Çok kere kişi adı olarak kullanılır , “tonğa han, tonğa tigin” denir.Türklerin büyük Hakanı Afrasyab’ın asıl Türk adı “Tonğa Alper”dir. Bebür gibi kuvvetli, yiğit adam demektir” [4:368].<br />
12. Yüzyılın tarihçisi Fahrettin Mübarekşah Merverûdî onuTürklerin hikmet ve zeka sahibi hükümdarı diye tanımlamıştır [27:10; 28:193].<br />
Afrasyab’ın dünya tarihindeki kötü imajının kaynağı hiç şüphesiz Zerdüştîlerin Avesta’sı ve Firdevsi’nın “Şahname”sidir. Aslına bakılırsa, her iki eserde de beyan edenlerin hisleri Afrasyab’a karşı olsa da, o eserlerdeki olaylaronun ne kadar cesur savaşçı, başarılı komutan ve deha siyasetçi olduğunu ortaya koymaktadır. Bilhassa, “Şahname”nin eşsiz cesaret sahibi olan kahramanı, kuşkusuz Rüstemdir. Firdevsi Rüstemi hep “filten”diye tanımlar. Afrasyab ise Tonğa diye nam salmıştır. Kaşgarlı’ya göre tonğa–fil avlayan kaplandır. O nedenle “Şahname”ye göre Rüsteme bir tek Afrasyab karşı koyabiliyor. O İran ordusu için büyük tehlike oluşturmuş, baskınlar yaparak galip gelmiştir. Dolayısıyla, Firdevsi’nin şaheserinde Rüstemin Afrasyab hakkında ikrarı şöyledir:<br />
Rüstem dedi: Ey pehlivanlar,<br />
Siz bana kızmayınız.<br />
Kendinize dikatlı olunuz,<br />
Türk cesur ve galiptir.<br />
Demir dağlar nehir gibi akar,<br />
Afrasyab’ın adını duyduğunda [10:20].<br />
İslam dünyasının saygın tarihçilerinden olan İmam Ebû Ca‘fer Muhammed İbn Cerîr Taberî’nin “Tarihu’t- Taberî”de Afrasyab’ışöyle tanıştırılır:<br />
“Ferâsyâb ibn Feşenc ibni Rüstem ibni Türk – Türkler ona nispet edilir – ibn Şehrasb; bir rivayete göre de İrşesb ibn Toc ibni Ferîdun – ya da Lefşek Feşenc ibn Zâşmîn – altmış yıl boyunca Toc ve Selm’in öldürmeye çalıştığı Minûşehr ile savaştı ve onu Taberistan’da kuşattı” [11:389 – 390].<br />
Doğuda ve Batıda çok itibar ve şöhret sahibi, ansiklopedik alim Ebû Reyhan Birûnî’nin “Âsârü’l-Bâkiye” eserinde de Afrasyab hakkında detaylı bilgiler verilmiştir.<br />
“Afrasyab ibn Büşenc ibn İynet ibn Rişmen ibn Türk ibn Zabanasb ibn Erşasb ibn Тoc. İsmi Тoc – Türk, lakabı Afrasyab. Irak’ı feth etmiş. 12 sene devam etmiş” [8:131 – 132]. Bu bilgiden yola çıkarak “Tonğa” isminin arapça teleffüzde “Toc”a dönmüş olduğunu varsayabiliriz.<br />
Bilimin çok alanlarında Türk dilinde eserler ortaya koyarak Türkçenin önemini kanıtlayan Ali Şir Nevai’nin “Tarih-i Mülük-i Acem” kitabında yazdığı bilgiler de yukarıdakilere uymaktadır. “Afrasyab. Onu bazılar demişler kim, Püşeng binni Тür binni Feridün oğludur. Nitekim, Nevder’i öldürdü, İran mülkünü o kadar yıktı ki, az yerde mamurluk kaldı&#8230; Afrasyab’ın padişahlığı on iki yıl idi” [15:610].<br />
20.yuzyılın başında 6 dilde sözlük ortaya koymuş cedid, ansiklopedik alim İshakhan Töre İbret “Tarih-i Fergana” kitabında: “Buku Han, Afrasyab’ın moğulca ismidir. Afrasyab lakabı “Ferren Asya” sözünden gelmektedir”, diye bilgi vermiştir [25:35].<br />
Bu tarihi şahısın ismi muhtelif kaynaklarda değişik şekilleerle yazılmış olup, aslında, farklı milletlerin dillerinde ona verilen birer isim veya tanımlama olmuştur — Frangrasyan, Tonğa Alper (ya da Alper Tonğa), Buku Han, Duku Han, Tanay, Afrasyab, Ferasyab, Ferasyat. Ama tüm bu kaynaklarda aynı insan aynı olaylarla tanımlandığından isimlerin aynı kişiyi tarif ettiği açıkça anlaşılmaktadır. Sadece kendisi değil, ailesi, akrabaları ve devlet erkanının da isimleri kaynaklarda ayan beyan yazılmıştır. Tabiki, bu isimler farklı kaynakların diline, hitap edilen kitlelerin telaffuzu ve anlayış biçimine göre ayarlandığı için o şahısların gerçek ismi olmayabilir, fakat her ismin arkasında birer insan olduğunu kanıtlamaktadır.<br />
Babası – Peşeng (Büşenc, Feşenc, Feşek); amcası – Pîrân; kardeşleri – Gersivez, Sipehrem, Anderiman, Key Şeresf, Key Sevesf, Kidar, Hüman, Astehan, Cülbad, Siyamek, Behram, Ferehşad, Ferehlad, Zandaray, Anddırman, İsfahram ve Ahust; eşi – Gülşehir; oğulları – Barsğan, Barman, Ercesp (Köhram, Tarhan), Şehir, Şehrah, Andirman, Harzasf, Şeyden; kızları – Kaz (Ferengiz, Visferrid), Menice, Adinecan; damatları – Siyavuş, Bicen, Tecav; komutanları – Hüman, Tüvürk, Güruy, Cah, Polat, Demur, Şide, Ruyin, Fersiverd, Kâsid, Pelaşan, Merdü, Erceng, Nestihan, Karahan.</p>
<p>Afrasyab’in Asya’daki Hakimiyeti<br />
Afrasyab İmparatorluğunun sınırları diğer ülkelerde olduğu gibi zaman zaman değişmiştir. Uzun yıllar süren savaşlarda genişleme ve çekilmeler olmuştur. Ancak Çin ve İran arasındaki geniş coğrafyada – bugünkü Orta Asya bölgesi ve onun kuzeyindeki uçsuz bucaksız bozkırlarda sabit kalmış. Firdevsi’ye göre Zabulistan ve Sind denizine (günümüzde Pakistan toprakları) kadar ulaşmış, Kafkasyanıng kuzeyi ve güneyini kapsamış. Kaşgarlı’ya göre, kuzeyde Rum (Avrupa) topraklarından Çine kadar uzamıştır. Belli dönemlerde İran ve Irak’ı da ele geçirdiğini bir çok tarihi kaynak açık secik yazmaktadır.<br />
Fakat Afrasyab’ın İranı fethetmesinden bahsedilirken, kadim İran deninldiğinde hemen akıllara gelen Ahameniş devleti ile ilgilendirmemek lazım. Kaldıki, tarihi kaynakların hiç birinde Afrasyab ile savaşlarda ünlü Ahameniş şahlarının ismi geçmez. Ahamenişlerden önce bugünkü İran’ın batısı ve Irak topraklarıda Med devleti hüküm sürmekteydi.<br />
Turan hükümdarının Asyadaki hakimiyeti tarihini Turanlı alim Ebû Reyhan Birûnî’nin tarafsız ve hissi davranışlardan bağımsız bilgileriyle başlamak en mantıklısıdır.<br />
“Afrasyab İranşehr’i elegeçirerek, Teberistan’da Minûçehr’i kuşatınca Minûçehr ona bir ricada bulundu. Afrasyab Minûçehr’in istirahamını olumlu yanıtladı ve İranşehirden bir ok atımı dördül alanı vermeyi kabul etti. Okun atıldığı yer ile düştüğü yer arasındaki mesafe bin fersahtı. Afrasyab ve Minûçehr, bu ok atımı mesafesinde anlaştılar. Sonuç olarak insanlar bunu bir bayram günü yaptılar. Bu kuşatma sırasında Minûçehr ve İranşehir halkı yoksulluk çekiyorlardı, buğdayı öğütemiyor ve ekmek pişiremiyorlardı çünkü buğday geç olgunlaşıyordu; sonunda buğdayı ve meyveleri aldılar, olgunlaşmamış olsalar da öğütüp yediler. Bundan dolayı bu gün buğday ve meyveleri pişirmek bir kural haline geldi. Takvimin bu gününde insanlar yemek kaplarını ve ocaklarını kırarlar, çünkü bu günde Afrasyab’dan kurtulmuşlar ve herkes işine gitme özgürlüğüne kavuşmuştur” [8:205].Böylece İran halkı Turan Kağanının marhemeti sayesinse özgürlüklerine kavuştuğu günü ulusal bayram olarak kutlamaya başladılar. Bu gelenek sonraki yüzyıllarda de devam etmiştir.<br />
Ali Şir Nevai’nin “Tarih-i Mülük-i Acem”i bu bilgileri doldurma niteliğindedir:<br />
“Girşasb’ın döneminde Afrasyab bir daha ordusuyla İrana gelerek, Girşasb ile savaş başlattı. Afrasyab ile savaşta Girşab öldü” [15:610].Afrasyab oradan azimle yola çıkarak, Irak-ı Acem’e doğru yöneldi”[15:612].<br />
“Tarihu’t- Taberî”de de Afrasyab’ın İran ve Irak’ı fethettiği konusunda yukarıdaki kaynaklarla aynı bılgiler paylaşılmış. Fakat Taberi farsların bu savaşlardaki figanine ve savaşın getirdiği yıkımlara da biraz odaklanmıştır.<br />
“Minûşehr’in vefatından sonra, Ferâsyâb’ın Babil’deki hakimiyeti on iki sene sürdü. Farslar bu günü Nevruz ve Mihrican’dan sonra üçüncü bayramları olarak kabul ettiler. Zira bugünde Ferâsyâbdan kurtuldular. Zev, Ferâsyâb’ın Hinyârs ve Babil’de yaptığı tahribatın ıslah edilmesini, yıkılan kalelerin inşa edilmesini, gömülen nehir yatakları ve kanalların yeniden açılmasını, gömülen su kaynaklarının tekrar akıtılmasını emrederek her şeyi eski haline döndürdü [11:469].<br />
Antik dönem Batı tarihçilerinin eserleri de bu konuda müslüman tarihçilerinden edindiğimiz bilgileri onaylar nitelikte, fakat batılı kaynaklarda farsların koyduğu Afrasyab ismi yok. Bu sefer aynı olaylar Asya bozkırlarının bin yıllık kahraman savaşçıları olan İskitler tarafından yapıldığı söylenmektedir.<br />
Bu dönem hakkında Tarihin Babası (Pater Historiae) Herodot daha da detaylı bilgi vermiştir: “İskitler, Kimmeryalıları Avrupa’dan sürdükten sonra onları takip ederken Med ülkesine gelmişler ve Asya’yı işgal etmişlerdi. Yüksüz bir adam için Maeetian gölünden Phasis nehrine ve Kolhis ülkesine otuz günlük bir yolculuktur; Kolhis’ten Medya’ya geçmek kolaydır: arada sadece bir ulus vardır, Saspirler; bunları geçmek Medya’da olmak demektir. Bununla birlikte İskitler bu yoldan girmediler; onlar saptılar ve sağlarında Kafkas dağları olan üst ve çok daha uzun yoldan geldiler. Medler orada İskitlerle karşılaştılar, İskitler onları savaşta yendiler ve yönetimlerini ellerinden alarak Asya’daki hakimiyetlerini kurdular. Oradan Mısır’a doğru yürüdüler: ve Filistin denilen Suriye bölgesine geldiklerinde, Mısır kralı Psammetikos onları karşıladı ve hediyeler ve dualarla daha fazla ilerlememeleri konusunda onları ikna etti. Böylece geri döndüler ve Suriye’deki Aşkelon şehrine doğru yola çıktılar. İskitler, yirmi sekiz yıl boyunca Asya’ya hükmettiler ve bütün topraklar, onların güçleri ve gururları yüzünden harap oldu; çünkü, her birinden kendisine yüklenen vergiyi almanın yanı sıra, bütün insanların mallarını alıp götürerek ülkeyi dolaşıyorlardı” [16:134 – 137].<br />
Antik Roma kronikçisi Pompei Trog da bu konuya değinmektedir. Çok ilginç olanı da İskit başbuğunun ismidir. “Asur kralı Ninusaçgözlülük ile&#8230; komşularına karşı ilk savaş açan oldu ve Libya sınırlarına kadar uzanan coğrafyadadirenme alışkanlığı olmayan toplumlar üzerinde hakimiyet sağladı. Gerçi, daha eski (farklı) dönemlerde Mısır kralı Vezosisve İskit kralı Tanayis hükmetmişti: Mısır kralı Pontusa kadar sefer düzenlemiş, İskit kralı ise zamanındaMısıra kadar ulaşmıştı. Ancak onlar komşuları ile savaşmaya kalkışmadanuzak ülkelerdeharp ederek, zaferleri ile yetinmişler, hakimiyetdeğil, halkı için şöhret arayışında bulunmuşlardır [17:3].Romalı tarihçinin Tanayis diye yazdığı isim Afrasyab’ın meşhur Tonğa ismiyle çok yakındır. İkisini birleştiren nokta aynı dönemde Ortdadoğuyu fethetmiş olmalarıdır.</p>
<p>İskitler kimlerdir?<br />
Onlar, zamanında Asya bozkırlarının mutlak hakimi idiler. Bazı dönemlerde Ortadoğu’ya da hükmetmişlerdir. Onlara,İran kaynakları “saka” (şaka), Asurlular “işkuz” ( ), Babil kronikleri “aşguz” ( ), Helenler “skuth” (Σκυθ), Romalılar“Scyth”demişlerdir. Bizim kullandığımız “İskit” sözcüğü ise latince kökenli “Scyth”in Türkçe transkripsiyonudur. O zaman, Türkler onlara ne isim vermişler? Onların Türklerle, Turan’la, Afrasyab’la bir ilişkileri varmıdır? Bu konudaki tarihi kaynaklar üzerinden yakından tanışıncasonuç çıkarımı yapmamız daha da uygun olacaktır.<br />
Antik tarihçiler bu konuda şu bilgileri vermektedir: “İskitler üç kere Asya’da hakimiyet kurmayı başarmışlar, onlar ya başkasının hakimiyetine girmemişler ya da yenilmez olarak kalmışlardır” [17:1]. “İskitlerin taptıkları tek tanrı güneştir; Ona atlar kurban ederler; Bunun sebebi, güneşin tanrıların en hızlısı olması ve bu yüzden ona canlıların en hızlısını sunduğunu düşünüyor olmalarıdır” [16:271].<br />
Tarihi kaynaklarda Afrasyab’ın hükmettiği, Türklerin ve İskitlerin yaşadığı bölgeler aynı coğrafyada yer almaktadır. Bilhassa, Ptolomius’un haritasında, Strabo’nun “Coğrafya” ve Bîrûnî’nin “Kanun-ı Mesudî”eserlerinde de bunu acıkça görebiliriz.<br />
Bilhassa, Strabo’nun çizdiği Türkistan coğrafyası şöyledir: “Soğd ülkesi&#8230; ve sonra kuzey tarafın tamamını kaplayan İskit göçebe kabileleri yer almaktadır. Ancak bunlardan daha doğuda bulunanlara Massaget ve Saka denilirken, geri kalanların hepsine İskitler genel adı verilir; fakat her bir halkın kendine özgü ayrı adı vardır” [18:25 – 261].<br />
Orta çağda da bu anlayış devam etmektedir. 7. yüzyılda Ermeni coğrafya bilimcisi tarafından yazılan kartografi eseri (Ašxarhac‘oyc‘) de bu argümeni desteklemektedir. “İskitiye (ՍԿԻԻթԻը), yani Aksapatarkalar – bu Türkler yerinin ta kendisi, Etil (Volga) nehrinden başlayarak yüksek İmaeus (Altay) Dağları’na kadar, oradan da Çin’e kadar uzanır. Imaeus Dağları tüm dağların en yüksek ve en geniş olanıdır. İskitiye’de kırk üç millet vardır: Soğdlar, Toharlar, Heptalitler ve barbar isimlere sahip daha birçokları. İskit ülkesi dağlara, çok sayıda büyük ve kudretli ırmağa, çorak ovalara, sıcak, susuz bölgelere ve ateş gibi bir ovaya sahiptir. Soğdlular, Türkistan ve Aryana toprakları arasında yaşayan zengin ve çalışkan tüccarlardır” [19:74].<br />
Genel olarak, 20. Yüzyıla kadar Avrupa kaynakları İskitler ve Türklere ayrı milletler olarak bakmaz. Özellikle, Bizans’tan Türklere 568 yılında elçi olarak gönderilen Zemarkos’ın seyahatları hakkında kayıt yürüten Menendr Türklerin diline İskitçe demektedir: “Bu kabilelerden, felaketi ve uğursuzluğu kovduğuna inanılan bazı kişiler Zemarkos’a geldiler. Onun Bizans’tan beraberinde getirdiği eşyalarını alarak güzelce istif ettiler. Sonra sandal ağacını yakıp İskit dilinde barbarca birtakım kelimeler mırıldanarak, çan çalıp, davul dövdüler” [20:119]. Kaldıki, aynı kaynakta “Bizanslıların Türkler dedikleri İskitler” ve benzeri ifadeler yer almaktadır.<br />
1553 yılında İtalya’nın Florensişehrinde Pietro Perondini isimli yazarınEmir Timur hakkında “Magni Tamerlanis Scytharum imperatoris” [21:54] (İskit İmparatoru Büyük Timur) adlı eseri yayımlandığı da bu tezi kanıtlamaktadır.<br />
9. yüzyıl Türk-İslam Rönesans’ı döneminde yaşayan ansiklopedik alimMuhammed ibni Musa El-Harezmi’nin coğrafyaya ait “Kitab sûret el-ard” eserinde: “İskûsiye (İskitiye) ülkesi bu Türkler yeridir. İskûsiye(helence –Σκυθία, latince – Scythia, arapça –اسقوثيا — İskitiye) ülkesi bu Dokuzoğuzlaryeridir, ortasının uzunlaması – 1480, genişlemesi – 590301” [7:105], diye bilgi verilmektedir.<br />
Yukarıdaki bilimsel tezleri toparlayarak, “aşguz”, “işguz”, “scuth”, “scyth”, aslen “oğuz” isminin farklı dillere ait telaffuzundan türeyen sözcükler olduğu kanatine varabiliriz. Sonuç: İskitler – Türklerdir, İskitler – Oğuzlardır. Zaten, bir çok Türk tarihçilerinin eserlerini incelediğimizde İran ve Irak’ı fethederek Mısıra kadar yürüyen tek Turan padişahı olarak sadece Oğuz Han’ın ismi geçmektedir. Buradan yola çıkarak Afrasyab (Alper Tonğa) ve Oğuz Han’ın aynı tarihi şahsiyet olduğu konusunu inceleme ihtiyacı doğacaktır.</p>
<p>Afrasyab’ın Mirası<br />
İmam Ebû Ca‘fer Muhammed İbn Cerîr TaberîAfrasyab’dan sonraki dönem hakkında şu bilgiyi vermektedir: “O sıralarda Beştasb, Türk Kralı Ferasyab’ın kardeşi Harzasef b. Key Sevasif ile bir sulh antlaşması yapmıştı. Ancak Zerdüşt, Beştasb’a Türk Kralı ile sulhu bozmasını istedi. Beştasb bu öneriyi kabul etti. Olay Harzasef’e bildirilince buna çok kızdı. Beştasb’a karşı savaş açmak üzere karar aldı. Bunun için Beştasb’a, kaba ve sert bir mektup yazdı. Mektupta ona, büyük suç işlediğini ve Zerdüşt’ün tavsiyesini kabul etmekle çirkin bir davranışta bulunduğunu ifade etti. Bu maksatla da Zerdüşt’ü kendisine göndermesini istedi, aksi takdirde kendisine savaş açacağını, onun ve aile fertlerinin kanını dökeceğini bildirdi. Beştasb, Türk Kralı’na çok sert bir cevabi mektup yazdı. Mektupta ona harp ilan ediyor ve kendisine: Sen vazgeçsen de ben vazgeçmeyeceğim, diyordu” [11:578].<br />
Bu eser Avesta ve onun etkisinde yazılan kaynaklarda neden Afrasyab’ın şahsiyetine bu kadar kara leke sürüldüğünün cevabını vermenin ötesinde daha önemli birkonuyu —milattan önce 7. – 8. Yüzyıllarda yaşadığı bilinen ateşperestlik dininin önderi Zerdüşt’inAfrasyab’dan sonra ortaya çıktığını açıklamaktadır. Ayrıca,İbn Cerîr Taberîve Ali Şir Nevai yukarıdaki olaylardan daha sonraki dönemlerde tahta çıkan İran ŞahıLuhrasb’ınünlü Babil kralı Buhtunnasr ilezamandaş olduğu konusunda hemfikirdirler. Buhtunnasr’ın milattan önce 587 – 539 yıllarında yaşadığı bir çok tarihi kaynakta kaydedilmiştir. Bu ayrıntılar en kadim Turan devletinin ünlü (ilk değil)hükümdarı Afrasyab’ın milattan önce8. Yüzyılda veya daha evvel yaşamış olması, Türk devleti idaresininen az üç bin yillık geçmişi olduğukanaatine varmamızayol açmaktadır.</p>
<p>1.İdari Sistem<br />
Turan bölgesinde hakimiyet kuran ekser hanedanlıklar kendileriniAfrasyab’la bağlayarak iktidarının meşruiyetini ve kadimiyetinikanıtlamaya özen göstermişlerdir. Özellikle, Han ve Kağan (Hakan) ünvanları doğrudan Afrasyab ile ilgilidir.<br />
Bir daha Kaşgarlı’ya döneceğiz: “Han (Xan)– Türklerin en büyük başbuğu. Afrasyab oğullarına da “Han” denir; Afrasyab “Hakan”dır”. [4:157]. “Tokuz tuğlu Han veya Hakan – Her ne kadar vilâyeti çok, payesi yüksek olursa olsun tuğ dokuzdan artık olmaz. Çünkü dokuz sayısıyla uğurlanırlar” [4:127].<br />
Üstelik, prensler ve prenseslerin Türkçe ifadeleri ayrıca önem arzetmektedir.“Katun – Afrasyab kızlarından olanların adıdır” [3:410]. Katun veya Hatun kavramı Türk hükümdarının hanımı olarak sonraki dönemlerde de çok yerde karşımıza çıkar. Özellikle, 7. Yüzyıla aitKül Tigin bengütaşında Katun Kağanın eşi olarak padişahla yan yana kullanılır, dolayısıyla Batı literetüründeki “Kraliçe” veya “İmpatatoriçe” kavramlarıyla aynı anlam taşımaktadır. Türk devlet geleneğinde “Türkan Hatun” da çok raslanan kavramlardan biridir.<br />
Tigin – aslında “köle” demektir. Sonra, bu kelime Hakanlı ailesinin çocuklarına ad olmuştur. Bu adın kölelerden Afrasyab’ın oğullarına geçmesine gelince, onlar babalarını çok sayarlar, büyük tutarlar; ne vakit babalarına karşı söz söyleyecek olurlarsa, yahut bir şey yazmak isterlerse, kendilerini küçük göstermek, babalarını büyükletmek için “kul şöyle yaptı, kul böyle işledi” derler; giderek bu kelime onlara ad olarak kaldı. Kölelerin adı bunlardan ayrılmak için bu kelimenin yanına bir şey eklenir [3:413].<br />
Tarım– Tekinlere ve Afrasyab soyundan olan Hatunlara ve bunların büyük, küçük çocuklarına karşı söylenen bir kelimedir;ne kadar büyük olursa olsun Hakanlı Hanların oğullarından başkasına böyle söylenmez. Altın tarım: Büyük kadınların lakabıdır [3:396]. Dolayısıyla,Yusuf Has Hacib’in “Kutadgu Bilig”inde “altın” sözcüğüefendi, hazret anlamında da kullanılır. Örneğin, “Padişah Hazretleri”ne “Elig Altını”, der.<br />
Terken – vilayet üzerine vali olan kimseyeHakanlıların aytasıdır;“kendisine itaat edilen” demektir. Hanlık makamında oturmayanlara bu söz söylenmez [3:441].<br />
2. Devletler<br />
Afrasyab’dan bir kaç yüzyıl sonra Türkistan’ın güney bölgeleri önce Ahamenişlerin, sonra İskender’in istilasına uğrayarak, belli bir oranda ateşperestlik ve Helenizm’in etkisine maruz kadıysa da, kuzeydeki yönetimler Turan ilkesini canlı tutmayı başardılar. İskitler ve Hunlar kendileri hakkında yazılı bilgler bırakmamış olsalar daonların doğrudan varisleri olan Hazar ve Avar kağanlıklarının padişahlarıAfrasyab’ın torunları gibi Han ve Kağan ünvanlarına sahip idiler. Bilhassa Sarı Deniz’den, Karadeniz’e kadaruzanan Türk KağanlığıTuran devlet ilkelerini Avrasya genelinde yeniden hakim kılmıştır.<br />
9. – 10. Yüzyıllara doğru Türkistan coğrafyasında İslam dini ile yeniden başlayan RönesansAfrasyab mirasının temelinde Turan devleti ilkelerini ortaya koyan Kaşgarlı Mahmud, Yusuf Has Hacib gibi büyük şahsiyetleri doğurdu. Onlar Hakaniye edebi dilinde Turan halklarının bilimsel ve kültürel mirasının, siyasi idaresinin felsefialtyapısını oluşturan eserler yazdılar. Bu ideolojinin hamileri Afrasyab’ın torunları olanKarahanlı Hakanlarından başkası değildi. Büyük tarihçi İbnü’l Esir bu konuda çok kıymetli bilgiler vermiştir: “Türkistan şehirleri şunlardır:Kâşgar, Balasagun, Hoten ve Tarâz ile Maveraünnehr bölgesi civarında Karahanlı Türkleri hükümdarlarının elinde bulunan diğer bazı şehirler. Karahanlılar Türk asıllı Efrasyab’ın neslinden olup Müslüman idiler” [11:81].<br />
Gaznelidevletinin kurucularının adı da Afrasyab’ın soyundan gelenlergibiAlp Tiginve Sabuk Tiginolmuş. Meşhur Türk tarihçi Ebulgazi Bahadır Han’ın “Şecere-i Terakime”sindeSelçuklusultanlarının seceresi otuz beşkuşak sonradanAfrasyab’a bağlandığı kaydedilmiştir [24:23]. Aynı dönemdeDoğu Asya’da kurulanKara HıtayTürk devletinin tahtına da evvelbaştaAfrasyab’ın neslinden olanİlk isimli fakir bir kişinin çıkarıldığı hem Mirza Uluğbey’in “Dört Ulus Tarihi” [14:115]hem deEbulgazi Bahadır Han’ın“Şecere-i Türk” eserlerinde [23:37]kayıtlıdır. Harzemşahlardevletinin kurucusunun ismi de Afrasyab’ınsoyundan gelenlergibiAnuş Tigin idi.<br />
1370 yılında Sahipkıran Emir Timur bölünmüş Türk boylarını tek bayrak altında toplayarakTuran adlı dünyanın en kudretli imparatorluğunu kurmuştur. Devletin sınırları da Afrasyab’ın hakimiyetinin yayıldığı bölgeleri tekrar etmekteydi. Ona Avrupa’da“İskit İmparatoru Büyük Timur”, dediler. Emir Timur’un kudreti sadece ordusunda değil asıl bilimsel alanda kendini daha somut ifade etmekteydi. Büyük başbuğ dünyanın her yerindenSadeddin Teftezani, Muhammed ibni Cezeri, Seyyid Şerif Cürcani, Nizameddin Şami gibi bilim ve sanat dehalarınıdavet ederek Turan İmparatorluğunu güçlendirdi. Büyük devletin güçlü eğitim sistemi matematik, astronomi, tarih, edebiyat, tasavvuf, fıkıh, kelam, ressamlık, hattatlık, mimarlık gibi tüm bilim ve sanat dallarında alanlarındaKadızade-i Rumi, Mirza Uluğbey, Ali Kuşçu, ŞerafeddinAli Yezdi, Hoca Ahrar-ı Veli, Abdurrahman Cami, Ali Şir Nevai, Usta Ali Nesefi, Kemaleddin Bihzad, Mirak Nakkaş, Zahireddin Muhammed Babür gibi dünya bilimi ve sanatına yön veren yüzlerce büyük şahsiyetler yetiştirmiştir. Emir Timur’un torunları ise Hindistan’da Babürlü İmparatorluğu adıyla 1858yılına kadar dünyanın en güçlü imparatorluklarından biri olarak ayakta kalmayı başardılar.<br />
En eski dönemlerden buyana Türk erkeklerinin iki ismi– birincisi doğduğunda aldığı ismi, ikincisi de ergenlik çağına gelince aldığı erlik ismiolmuştur. Büyük Timur’un devletinin küllerinden doğmasını sağlayıp Güney Asya’da üç buçuk asır devam ettiren Timurlu padişahın doğduğunda aldığı ismi Zahireddin Muhammed olmuşsa da erlik ismi olan Babür ile Babürşah olarak insanlık tarihinde şöhret bulmuştur. Kaşgarlı Mahmud “Divanü Lûgat-it-Türk”ün orijinel metninde Türkçe“Tonğa”sözcüğünü Arapçaya“el-bebrü”, yani Bebür veya Babürdiye çevirmiştir [5:272]. Bu demek oluyor ki, ta o dönemlerde bile Turan kaplanı olan bebür Türkler için bir semboldu.<br />
Timurlulardan sonraki dönemde Türkistan’da iktidara gelen Özbek Hanlıkları da ilkbaşta Afrasyab’ın kurduğu Hanlık sistemi üzerinden davam ettiler. 18. Yüzyılda yaşayan Türkistanlı tarihçiMuhammed Yusuf Münşi’nin“Tarih-i Mukum Hani”eserindeo dönemdeki hanlığın adını Turan diye yazmaktadır. 1711 yılında Osmanlı sultanı 3. Ahmed’e mektup gönderen Kazak Hanı Tauke Han kendini Afrasyab’ın tahtında oturan padişah olarak tanıştırmıştır.<br />
3. Şehirler<br />
Yukarıda saydığımız devletlerin Afrasyab’la en önemli ilişkilerinden biri de kuşkusuz Afrasyab’ın şehirleriüzerinde hakimiyet sağladıkları olmuştur. Tarihi kaynaklar Turan coğrafyasındaki pek çok şehrin en başta Afrasyab tarafından inşa edildiğini yazmaktadır.<br />
“Kaşgar için “Ordu Kend” derler, “Hanın oturduğu şehir” demektir; çünkü Afrasyab – havasının iyiliğinden dolayı – burada otururdu” [3:343].Dolayısıyla Kaşgar Büyük Türk Kağanlığı, Karahanlılar devleti ve sonraki dönemlerde de Türk uygarlığının beşiği olmuştur.<br />
“Kaz – Afrasyab’ın kızının adı. Kazvinşehrini bu kurmuştur. Aslı “Kaz oynı”dır. Çünkü Afrasyab’ın kızı orada oturur, orada oynarmış. Türklerden bir takımları Türk ülkesi sınırını Kazvin’den sayarlar. Kumşehri de sınır sayılır. Çünkü kum kelimesi Türkçedir. Afrasyab’ın kızı burada avlanırmış. Bir takımları da Türk sınırının “Merv-eş-şahican”dan başladığını söylerler.Çünkü Kaz’ın babası olan Tonğa AlperAfrasyab demektir.Merv şehrini yapan zattır. Afrasyab burayı, Tahmures tarafından şehrin içkalesi yapıldıktan üçyüz sene sonra kurmuştur.<br />
Bir takımları da bütün “Mavera en nehr”in her tarafını Türk ülkesi saymışlardır. Bu“Yenkend”den başlar. Yenkend’in bir adı da “Dizruyin”dir, – sarılığı dolayısiyle –“Bakır Kale” demektir. Burası Buhara’ya yakındır” [4:149].Ruyin bazı kaynaklarda bakır, başkalarındabronzanlamında kullanılmış. “Tiz” ya da “diz”ise, Kaşgarlı Mahmud tarafındanayrıca yorumlanmıştır.“Tiz”– yüksek yer. Farslılar buradan alarakkaleye “diz” demişlerdir” [4:123].Kaldı ki, “tiz” Türkçeden anlam kaymasıyla Farsçaya geçen (yüksek yer – şehir) kelimedir. “Şahname”de Afrasyab’ınRuyindij (Ruyindiz–Dizruyin) şehri hakkındaayrı bir hikaye vardır.Çevresinden akarsu geçen, padişahın, avlanmak için gemiyle şehirdışına çıktığı, duvarları gökyüzüne uzanan, içinde yayla, tarla, değirmen gibi tüm yaşam koşullarının buluduğu, yüz sene içeride yaşansa da dışarıya ihtiyaç duyulmayan, binlerce asker yüzyıl kuşatarak ok yağdırsa da almaya gücü yetmeyen, demir halka içindeki bir şehir olarak tanımlanmaktadır bu şehir [10:250]. Ayrıca, Merv, Selçuklu sultanlarının, Yenkend de Oğuz yabgularınınbaşkenti olmuş, Kazvin ve Kum şehirleri iseSefevi Türklerinin önemli ekonomik ve siyasi merkezleri olmuştur.<br />
“Kaz suwı – “Ila = Ilı” deresine akan büyük bir çay. Bu adın verilmesinin sebebi, Afrasyab’ın kızının bunun kenarında bir kale yaptırmasıdır; bu ad oradan kalmıştır [4:151]. Barsgan – Afrasyab’ın oğlunun adıdır. Barsgan şehrini bu yapmıştır” [4:417].<br />
“Râmtîn. Büyük bir kalesi vardır. Muhkem bir köydür. Buhârâ şehrinden daha eskidir. Bu köyü Afrasyab kurmuştuAfrasyab ne zaman bu vilayete gelmiş ise, bu köyden başka bir yerde kalmamıştı. Afrasyab’ın mezarı, Buhârâ şehrinin kapısının içinde bulunan Ma’bed Kapısı’nın yanındaki Hâce İmâm Ebû Hafs-i Kebir(rahimehullâh) tepesinin yanındaki büyük tepenin üzerindedir” [1:26 – 27].Ayrıca, Buhara’nın yakınında bulunanVarahşa antik şehrinin duvarlarında daKaşgarlı’nın tanımladığı gibifile saldıran kaplantasvir edilmiştir. Bu da Buhara’daAlper Tonğa’nın mirasının canlı kaldığını kanıtlamaktadır. O yüzden Buharayi Şerif Afrasyab’ın mezarı ve mirasına sahip olan, Türklüğün şerefli şehirlerindendir.<br />
“Fergane şehri kadim ve halkı nadidebir beldedir ki, evvelinde Afrasyab kurmuştur” [25:2]. “MarginanAfrasyab’dan kalan eski bir şehir” [25:4]. “Yaşlıların sözüdür ki,Andicanaslen Adinecan’dır. Adinecan Afrasyab’ın kızıdır ki, onun için kale ve bahçe inşa etmiştir” [25:35].<br />
Babürşah’ın “Babürname”sinde“Rub’i müskünde (dünyanın dört bir ucunda)Semerkantkadar zarif bir şehir az bulunur”, diye yazmaktadır. Bazı Ortaçağ yazarları Semerkant’ı İskenderin inşa ettiğini yazmışlarsa da, İskender’in Orta Asya topraklarına seferlerini kaydeden tüm antik kaynaklar İskender geldiğinde Semerkant (Marakand) şehri Transoksiana’nın (Maveraünnehr’in Helence ifadesi)en büyük şehri olarak var olduğundahemfikirdirler.<br />
Türkistan davasının 20. Yüzyıldaki önemli isimlerinden olan, Doğu Türkistan İslam Cumhuriyetinin kurucu başkanı Ali Han Töre Saguni “Türkistan Kaygısı” eserinde bu konudaki analizinin sonucunu şöyle beyan etmektedir: “Ancak şehir kenarındaki geniş hüyüğün adı “Afrasyab” olması ve bunun yakınlarunda milattan evvelki kadim dönemlere aiteşyaların bulunduğuTürk Kağanı Afrasyab’ın başkenti olduğunukanıtlar. Kaldı ki, Semerkant şehrininİskender Makedonî tarafından kurulduğu hususunda yazılan bazı sözler mesnetsizdir” [26:23].<br />
Ekser tarihi kaynaklar Semerkant’ın bir Türk şehri olduğunu vurgulamaktadır. Bilhassa, “Divanü Lûgat-it-Türk” ve “Babürname” gibi birçok sağlam kaynak şehrin adını “Semiz kent – büyük, zengin şehir” diye tarif etmektedirler.Ebû Reyhan Birûnî ise “Kanun-ı Mesûdî”de“Semerkant –TürkçedeSemer kend, yaniGüneş şehri” [9:576], diye tanımlamıştır. Bu bilimsel tezi, antik kaynaklarda yazılmış olan İskitlerin (Oğuz) güneşi semavi güç olarak gördüğü bilgisiyle birleştirdiğimizdeSemerkant Turan’ın en kadim mirasına sahip olan şehirlerinden biri olarak karşımıza çıkar.<br />
15. yüzyılın ilk senelerinde Emir Timur’un sarayına resmi ziyarette bulunanKastilye elçisiRuy Gonzales de Clavijobüyük başbuğun doğduğu Keş şehrini anlatırken, çok ilginç bir detayı yazmaktadır: “Kapının üzerindeki duvarın orta kısmındaışık saçan güneşin altında aslanın tasvir edildiği bir kare bulunmakta. Kapının köşelerinde de aynı resimler tasvir edilmiştir. Bu sembolSemerkant padişahının resmiarmasısayılır.İşbu sarayın Timur’un emriyle yapılmaya başladığı söylendiyse de, sarayın inşası, Semerkant’ın önceki padişahı tarafından başlatılmış olması ihtimaldir. Nitekim, yukarıda gördüğümüz güneş ve aslanın tasvirievvelkiSemerkant padişahının armasıdır” [22:124]. Fakat ClavijoevvelkiSemerkant padişahının ne kadar önceki olduğunu açıklamamaktadır. Semerkant’ın tarihi araştırıldığında Alper Tonğa’ya kadar böyle bir simge karşımıza çıkmaz.<br />
Daha da önemlisi, aynı karenin,17. Yüzyılda Özbek Hanlığının Semerkant Beyi Yusuf Yalantöş (Yalın döş) Bey tarafından şehrin kalbinin attığıRegistan Meydanında inşa edilenihtişamlı medresenin taçkapısındabir daha tekrar edilmiş olmasıdır. Karede tasvir edilen canavar, Ortaçağda herne kadar aslan olarak yorumladıysa da, hayvanın dış görünüşü, rengi, vücudundaki siyah beyaz çizgileri, boynunun altından karnına kadar beyaz renkle bürünmüş olması ve boynunun üst kısmındaki yelesi bileonun, bilimde Turan kaplanı olarak tanımlanancanavar ile aynı olduğunu ortaya koymaktadır. Türklerin “tonğa” dediği bu nadide canlının adıAfrasyab’dan buyana Turan bahadırlarının şerefli ünvanıolmuştur. Tüm bu ayrıntıları toparlayacak olursak,Oğuzların (İskitlerin) semavi güç olarak tanıdığı güneşi ve Alper Tonğa’nın simgesinibirleştiren bu kare en kadim dönemlerden buyana Turan’ın devletinin tuğrası olarak bin yıllariçinde farklı dinler ve medeniyetlerin etkisine direnerek, muhtalifsiyasi sistemlerin baskılarını hiçe sayarakdimdik ayakta durmaktadır.</p>
<p>Sonuç<br />
Afrasyab Türk devletinin kurucusu olan tarihi kahraman olup, onun hayatı, hakimiyeti, şahsiyeti, ailesi, akrabaları ve devlet erkanı hakkındaen kadim dönemlerden 20. Yüzyıla kadar pek çok tarihi, bilimsel, dini ve edebi eserlerdedetaylı bilgiler verilmiş olmasına rağmen, Türk devletlerinin hiç birinde Turan’ın siyasi tarihinin Afrasyab’dan başlanması konusunda yeteri kadar bilimsel araştırma yapılmamıştır.<br />
Afrasyab’ın kurduğu büyük impatatorluk Orta Asya, Kafkasya ve Doğu Anadolu’yu kapsamıştır. Ortadoğudaki hakimiyeti muhtalif kaynaklarda on iki yıldan yirmi sekiz yıla kadar devam ettiği yazılmıştır.<br />
Tarihçiler tarafından Kaşgar, Balasagun, Andican, Semerkant, Buhara, Merv, Kazvin gibi Türkistan coğrafyasındaki en kadim şehirlerin, ilk başta Afrasyabtarafından inşa edildiği kaydedilmiştir.<br />
Tarihi kaynaklarda Afrasyab’ın hakimiyetine giren, Türklerin ve İskitlerinyaşadığı bölgeler aynı coğrafyayı kapsamaktadır. Doğulu ve Batılı tarih ve coğrafya bilimcilerinin bilimsel eserlerindeİskitlerin Türkler (Dokuzoğuzlar) olduğu ispat edilmiştir. Bu kaynaklar üzerinden İskit ve Oğuz adlarının aynı sözden türediği kanaatınavarılabilir. Dolayısıyla, Afrasyab ve Oğuz Han’ın aynı insan olduğu konusunda araştırmalar yapılması icap etmektedir.<br />
19. yüzyıla kadar Türkistan’daki egemen devletlerin tamamıkendilerini Afrasyab’ın varisi olan Turan devleti olarak tanımlamışlardır.<br />
Semerkant şehrinin Registan küllüyesinde bulunan Şîrdâr medresesinin taçkapısındaki Turan kaplanı ve insan yüzünü yansıtan güneş tasviriAfrasyab hakimiyetinin tuğrası (arması) olduğu ortaya çıkmaktadır.<br />
Afrasyab’ın Turan devletinin kurucusu olduğu konusunda kadim Fars, Arap, Yunan ve Roma kaynaklarında ayrıntılı bigiler verilmiştir. Bu mevzuda kapsamlı bilimselaraştırmalar yapılması, edebiyat kitapları yazılması, sanatsal ve belgeselfilmler yapılmasıkardeş Türk halklarının ortak tarihinin daha da aydınlanmasına hizmet edecektir.</p>
<p>Kaynakça<br />
1. Avesta, San Petersburg, Nauka, 2005.<br />
2. The Zend-Avesta, Part II, translated by James Darmesteter, Oxford, at the Clarindon Press, 1883.<br />
3. Divanü Lûgat-it-Türk tercümesi I, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1985.<br />
4. Divanü Lûgat-it-Türk tercümesi III, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1985.<br />
5. حمود بن الحسين بن محمد الكاشغري، كتاب ديوان لغات الترك، دار الجلافة العلية — مطبعهٔ عامره ١٣٣٥، ٠٢٧٢(Mahmud ibn-ül-Hüseyin ibn Muhammed El-Kaşgarî, Kitab-ı Divanü Lûgat-it-Türk, İstanbul, Dâr-ül-Hülafât-ül-Âliye, h. 1335)<br />
6. Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig, Kabalcı Yayınevi, lstanbul, 2005.<br />
7. Kitāb sūrat al-ard min al-mudun wa-al-jibāl wa-al-bihar wa-al-jazāʼir wa-al-anhār istakhrajahu Abū Jaʻfar Muhammad ibn Mūsá al-Khuwārizmī min kitāb jughrāfiyā alladhī allafahu bi-Tulumiyūs al-Qulūdhī. New York: Columbia University Libraries, 1962.<br />
8. The Chronology of Ancient Nations (Athar-ul-Bakiya) of Al Biruni, London W.H. Allen &amp;Co, 1879.<br />
9. كتاب القانون المسعودي (الجزء الثماني) ابي ريحان محمد بن احمد البيروني داءرة المعارف العثمانية هيدراباد الدكن الهند، سنة، ١٣٧٤ ھ/ ١٩٥٥ م، ٥٧٦. (Abū Rayḥān Muḥammad b.Aḥmad Al-Bīrūnī, Al-Qānūnu’l-Mas‘ūdī (Canon Masudicus) Vol.II, The Dāiratu’l-Ma‘ārif-il-Oṣmānia, Hyderabad-Dn., India, 1955 A.D., 1374 A.H).<br />
10. АбулқосимФирдавсӣ, Шоҳнома, Ҷилди II, Душанбе, Адиб, 2007 20-б. (Abülkasım Firdevsi, Şahname, II. Cilt, Düşanbe, Adib).<br />
11. İbn Cerîr Taberî “Tarihu’t- Taberî, I. Cilt, Ankara Okulu, Ankara, 2018.<br />
12. İbnü’l Esir, İslam Tarihi, 11.Cilt, İstanbul, Bahar Yayınları, 1991.<br />
13. Ebü Bekr Muhammed b. Ca‘fer en-Narşahi, Tarih-i Buhara, Türk Tarih Kurumu, Ankara, 2013.<br />
14. Mirzo Ulug‘bek, To‘rt ulus tarixi (Mirza Uluğbey, Dört Ulus Tarihi), Toshkent, Cho‘lpon, 1994.<br />
15. Alisher Navoiy, Toʻla asarlar toʻplami, VIII, Tarixi muluki Ajam (Ali Şir Nevai, Tarih-i Mülükü Ecem), Toshkent, Gʻ. Gʻulom NNMIU, 2011.<br />
16. Herodotus, with an English translation by A.D. Godley, Harvard University Press, 1975.<br />
17. Iunianus Iustinus M, Epitoma Historiarum Philippicarum Pompei Trogi, Stutgart, 1985.<br />
18. The Geography of Strabo V, London, William Heineman Ltd., 1928.<br />
19. The Geography of Ananias of Širak (AŠXARHAC‘OYC‘), Dr. Ludwig Reichert Verlag Wiesbaden, 1992.<br />
20. The History of Menander The Guardsman, Published by Francis Cairns (Publications) Ltd, 1985.<br />
21. Perondini, Pietro (XVI в.). Magni Tamerlanis Scytharum imperatoris vita a Petro Perondino&#8230; conscripta. — Florentiae [Firenze] : s. t., 1553, 54 pp.<br />
22. Narrative of the Embassy of Ruy Gonzalez de Clavijo to the Court of Timour at Samarcand, London, The Hakluyt Society, MDCCCLIX, p-124.<br />
23. Abulg‘oziy Bahodirxon, “Shajarai turk” (Ebulgazi Bahadır Han, “Şecere-i Türk”), Toshkent, Cho‘lpon, 1992.<br />
24. Abulg‘oziy Bahodirxon, “Shajarai tarokima” (Ebulgazi Bahadır Han, “Şecere-i Terakime”), Toshkent, Cho‘lpon, 1995.<br />
25. Ishoqxon Toʻra Ibrat, Tarixi Fargʻona (İshak Han Töre İbret, Tarih-i Fergana), Toshkent, Maʼnaviyat, 2005.<br />
26. Alıxon To‘ra Sog‘uniy, Turkiston qayg‘usi (Alihan Töre Sağunî “Türkistan kaygısı”), Toshkent, Sharq NMIU, 2021.<br />
27. Umnâkov, İstoriya Fahriddina Mubarakşaha, s. 10.<br />
28. Gumilev, L.N, Eski Türkler, İstanbul: Selenge Yayınları, 2007.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ozbekistangazetesi.com/anvar-yusupov-turkistanda-afrasyabin-mirasi-h66151.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANVAR YUSUPOV TURKISTONDA AFROSIYOB MEROSI</title>
		<link>https://ozbekistangazetesi.com/anvar-yusupov-turkistonda-afrosiyob-merosi-h66148.html</link>
					<comments>https://ozbekistangazetesi.com/anvar-yusupov-turkistonda-afrosiyob-merosi-h66148.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Mar 2025 17:33:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[AFROSIYOB]]></category>
		<category><![CDATA[Alp Er Toʻngʻa]]></category>
		<category><![CDATA[Annotatsiya]]></category>
		<category><![CDATA[Anvar]]></category>
		<category><![CDATA[Anvar YUSUPOV]]></category>
		<category><![CDATA[ANVAR YUSUPOV TURKISTONDA AFROSIYOB MEROSI]]></category>
		<category><![CDATA[English]]></category>
		<category><![CDATA[Maqolada]]></category>
		<category><![CDATA[MEROSI]]></category>
		<category><![CDATA[Oʻgʻuzlar]]></category>
		<category><![CDATA[ÖZBEKİSTAN]]></category>
		<category><![CDATA[Russian]]></category>
		<category><![CDATA[Skiflar]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish]]></category>
		<category><![CDATA[TURKISTONDA]]></category>
		<category><![CDATA[TURKISTONDA AFROSIYOB MEROSI]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<category><![CDATA[turklar]]></category>
		<category><![CDATA[TURON]]></category>
		<category><![CDATA[Uzbek]]></category>
		<category><![CDATA[YUSUPOV]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ozbekistangazetesi.com/?p=66148</guid>

					<description><![CDATA[TURKISTONDA AFROSIYOB MEROSI Anvar YUSUPOV Annotatsiya Maqolada Turon saltanatining asoschisi Afrosiyobning tarixiy shaxs sifatidagi davlat boshqaruvi faoliyati ilmiy manbalar asosida tadqiq etilgan. Tarixiy manbalarning oʻzbek, turk, rus va ingliz tillaridagi tarjimalari original (yunon, lotin, arab, fors) tillaridagi matnlari bilan qiyosiy tahlili asosida xulosa qilingan. Tadqiqotda sifat tahlili usuli hamda tarixiy hujjatlar bilan ishlash metodikasidan foydalanildi. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TURKISTONDA AFROSIYOB MEROSI</p>
<p>Anvar YUSUPOV</p>
<p>Annotatsiya</p>
<p>Maqolada Turon saltanatining asoschisi Afrosiyobning tarixiy shaxs sifatidagi davlat boshqaruvi faoliyati ilmiy manbalar asosida tadqiq etilgan. Tarixiy manbalarning oʻzbek, turk, rus va ingliz tillaridagi tarjimalari original (yunon, lotin, arab, fors) tillaridagi matnlari bilan qiyosiy tahlili asosida xulosa qilingan. Tadqiqotda sifat tahlili usuli hamda tarixiy hujjatlar bilan ishlash metodikasidan foydalanildi.</p>
<p>Kalit soʻzlar: Afrosiyob, Alp Er Toʻngʻa, Turon, Turklar, Oʻgʻuzlar, Skiflar&#8230;</p>
<p>Abstract</p>
<p>The article examines the governance activities of Afrasiyab, the founder of Turan Empire, as a historical figure based on scientific sources. Conclusions are drawn through comparative analysis of historical sources translated into Uzbek, Turkish, Russian, and English, along with their original texts (in Greek, Arabic, and Persian). The document scanning technique, a qualitative research method, was used in the study.<br />
Keywords: Afrasiyab, Alp Er Tunga, Turan, Turks, Oghuzs, Scythians…<br />
Annotatsiya<br />
В стате исследуется деятелность Афрасиаба, основателя государства Туран, как исторической личности, на основе научных источников. Выводы сделаны путем сравнителного анализа исторических источников, переведенных на узбекский, турецкий, русский и английский языки, а также их оригиналных текстов (на греческом, латинском, арабском и персидском языках). В исследовании исползованы методы качественного анализа и работы с историческими документами.</p>
<p>Ключевые слова: Афрасиаб, Алп Эр Тунга, Туран, Тюрки, Огузы, Скифы&#8230;</p>
<p>Kirish<br />
Afrosiyobning merosini Samarqand shahridagi Registondan boshlamoqchimiz. Chunki bu mahobatli majmua nafaqat shaharning balki butun Turon zaminining shonli tarixini oʻzida aks ettirgan. Maydonning chap tomonida Mirzo Ulugʻbek madrasasi oʻz davrida jahon ilm-fanining eng yuqori choʻqqisiga chiqqan, buyuk Amir Temurning Turon deb nomlangan saltanati poytaxtida, eng katta va eng shonli ilm dargohi sifatida bunyod etilgan. Oʻz davring eng yetuk va eng mashhur olimlari dunyoning turli tomonlaridan kelgan talabalarga dars berish barobarida, yer va samoga oid ilmiy kashfiyotlar bilan mashgʻul boʻlganlar. Roʻparadagi bino esa, Tillakori jome masjidi – Turon-Islom meʼmorchiligi sifatida muqaddas Qurʼon oyatlari va hadislar, qadim Sharq hikmatlari xattotlikning eng goʻzal namunalarida turkuaz qoshinlarga hamda oltinga naqsh etilgan. Ushbu maqolamizning tahliliga majmuadagi uchinchi bino – Sherdor madrasasining peshtoqi orqali kiramiz.<br />
Bino peshtoqidagi tasvir klassik Islom meʼmorchiligi asarlari uchun noyob holat. Yirtqich hayvon tasviri ustida inson yuzini aks ettirgan quyosh surati. Bino esa, XVII asrda – davlat boshqaruvida ham, jamiyat mentalitetida ham Islom ahkomlari ustun mavqega ega boʻlgan davrda bunyod etilgan. Bundan tashqari, aynan ushbu tasvir Shahrisabzda Amir Temur tomonidan qurdirilgan Oqsaroyning hozirda buzilib ketgan qismida mavjud boʻlgani tarixiy manbalarda qayd etilgan. Tasvirdagi hayvon har qancha sher sifatida talqin qilingan boʻlsada, tashqi koʻrinishi va rangi ham, tanasidagi yoʻl-yoʻl chiziqlari ham uning yoʻlbars (toʻngʻa) ekanini koʻrsatadi. Samarqandning eng qadimiy qismi bugungi kungacha Afrosiyob deb nomlanganini inobatga olsak, yoʻlbars (toʻngʻa) va quyosh tasviri Turon tamaddunining asoschisi Alp Er Toʻngʻaga (Afrosiyob) borib taqaladi.</p>
<p>Afrosiyob (Alp Er Toʻngʻa) kim?</p>
<p>Avvalambor, turli manbalarda turli ismlar bilan atalgan bu zot afsonaviy emas tarixiy shaxsdir. Zardushtiylarning muqaddas kitobi “Avesto” hamda Abulqosim Firdavsiyning “Shohnoma” dostoni kabi forsiyzabon asarlarda mashhur boʻlgan boʻlsada, “Tarix otasi” Gerodot va Rim solnomachisi Pompey Trogdan Imom Abu Jaʼfar Muhammad ibn Jarir Tabariy va Faxriddin Muborakshoh Marvarudiy kabi arab tarixchilarigacha, Beruniydan Mirzo Ulugʻbekka, Mahmud Koshgʻariydan Alisher Navoiyga, Abulgʻoziy Bahodirxondan jadid tarixchilariga qadar olimlar oʻzlarining ilmiy asarlarida tarixiy shaxs sifatida eʼtirof etadi.</p>
<p>“Avesto”da Alp Er Toʻng‘a Frangrasyan deb atalib, Yasht va Vendidod qismlarida qayd etilgan. Jumladan, “Aradvisur-Yasht”ning Frangrasyan haqidagi muhim original matnlaridan biri Rossiya Fanlar Akademiyasining Lingvistik tadqiqotlar institutida V.S. Sokolova tomonidan quyidagicha morfologik transkripsiya qilingan:</p>
<p>“tąm yaza-ta majryō tüjryō fraŋraseʻ hankajn-e pajti ajŋhā zәm -ō satәm aspa-nąm aršn-ąm, hazaŋrәm gav-ąm, baēvara anu=maya-nąm” [1:76].</p>
<p>Matn inglizcha va ruscha tarjimalari asosida shunday oʻgirildi: “Uni oʻsha yurtning Xonkanida turonlik Frangrasyan yuzta aygʻir ot, ming buqa, oʻn ming qoʻy bilan ulugʻlagan”.<br />
“Xonkan” (hankajn) soʻzini manbalar orqali quyidagicha tahlil qildik: “Xonkan” Avestoning ruscha tarjimasida “Afrosiyobning qoʻrgʻoni, istehkomlari” (твердыня, укрепления Афрасяба) [1:76] deya izohlangan. Inglizcha tarjimaning izoh qismida zardushtiylarning qadimgi afsonalarida temir devorli yuzta ustunli saroyi bor joy sifatida tasvirlangani qayd etilgan.<br />
Turkiy tilda birinchi qomusiy asar muallifi Mahmud Koshgʻariyning “Devonu lugʻot ut-turk”idagi quyidagi maʼlumotlar diqqatga sazovor: “Xan – turklarning eng katta boshliqlari. Afrosiyobning bolalari ham xan deb yuritiladi. Afrosiyob xoqondir” [4:172]. “Butun Movarounnahr Yankanddan Sharqqacha boʻlgan oʻlkalarni turk shaharlaridan deb hisoblashning asosi shuki, Samarqand (Sӛmizkӓnd), Toshkand, Oʻzkand, Tunkand nomlarining hammasi turkchadir. Kand turkcha shahar demakdir. Ular bu shaharlarni qurdilar va shunday nom qoʻydilar. Hozirgacha ham shunday keladi” [4:163].<br />
Yuqoridagi manbalar Avestodagi “Xonkan”ni “Xonkand”, yaʼni poytaxt deya talqin qilishga imkon beradi.</p>
<p>Fors milliyatchiligi bilan dunyoga tanilgan Abulqosim Firdavsiyning “Shohnoma”sida boshidan oxirigacha Afrosiyobning millati turk, davlati Turon ekani takrorlangan. Boshqa arab va turk tilidagi tarixiy asarlarda ham shunday davom etganini koʻrish mumkin.<br />
Firdavsiyga zamondosh turkiy manbalar bir ovozdan Afrosiyob va Alp Er Toʻngʻaning bitta shaxs ekanini tasdiqlaydi.</p>
<p>Xususan, Yusuf Xos Hojibning donolik asari “Qutadgʻu bilig”dagi misralar zamonaviy tilimizga quyidagicha tabdil qilingan:<br />
Turk beklari orasida oti belgilik<br />
Toʻngʻa Alp Er edi quti belgilik.<br />
Bilimi buyuk hunarlari talay<br />
Bilimli, zakovatli, xalq ichra sarasi.<br />
Tojiklari uni Afrosiyob deb ataydilar<br />
Bu Afrosiyob ellarni oʻz tasarrufiga olib tutdi [6:102].<br />
Mahmud Koshgʻariy esa, bu haqda keng koʻlamli maʼlumotlar berish barobarida Alp Er Toʻngʻa ismining maʼnosiga ham alohida toʻxtalib oʻtgan.<br />
“Toʻngʻa (toŋa) – yoʻlbars (jinsidan boʻlgan bir xil hayvon). U filning kushandasidir. Bu soʻzning asosiy maʼnosi shudir. Lekin bu soʻz turklarda maʼnosi oʻzgargan holda qoʻllanadi. Bu soʻz koʻpincha, odamlarga laqab oʻrnida ishlatiladi. Chunonchi, toʻngʻaxon (toŋaxan), toʻngʻa tegin (toŋa tӛgin) va shu kabilar. Turklaring ulugʻ xoni Afrosiyobni Toʻngʻa alp er deb atar edilar. Yoʻlbars kabi kuchli bahodir odam, demakdir” [4:172].<br />
XII asr tarixchisi Faxriddin Muborakshoh Marvarudiy uni turklarning qudrat va hikmat sohibi hukmdori deya eʼtirof etadi[26:10, 27:163].<br />
Afrosiyobning dunyo tarixnavisligida salbiy xususiyatlarga ega tarixiy shaxs sifatida gavdalanishiga taʼsir etgan asosiy manbalar, hech shubhasiz, zardushtiylarning “Avesto”si va Abulqosim Firdavsiyning “Shohnoma”sidir. Aslida, har ikki asarda ham bayon qiluvchilarning hissiyotlari Afrosiyobni yomonlashga qaratilgan boʻlsada, syujetdagi voqealar rivoji uning naqadar jasur jangchi, uddaburon sarkarda va buyuk davlat arbobi sifatida tan olinganini koʻrsatadi. Xususan, “Shohnoma”ning jasoratda tengsiz qahramoni, shubhasiz, Rustamdir. Muallif Rustamni boshdan oxirigacha filtan deya sifatlaydi. Afrosiyobning unvoni esa Toʻngʻa. Koshgʻariyga koʻra, toʻngʻa – filning kushandasi boʻlgan yoʻlbars. Shuning uchun ham Turonzaminda Rustamga faqat Afrosiyobgina bas kela oladi. U eronlik lashkarlarga koʻp tahlika solgan, tashvish keltirib zafarlar quchgan [30:50]. Firdavsiyning shohasarida Rustamning Afrosiyob haqidagi iqrori quyidagicha: (Бад-ӯ гуфт Рустам, ки эй паҳлавон, Ту аз ман мадор эч ранҷа равон. Ту мар хештанро нигаҳ дор сахт, Ки турки далер асту пирӯзбахт. Шавад кўҳи оҳан чу дарёи об, Агар бишнавад номи Афросиёб<br />
)<br />
Shunda Rustam dedi: Ey polvonlar,<br />
Siz mendan gʻazablanmangiz.<br />
Oʻzingizni ehtiyot qiling,<br />
Turk jasur va gʻolib erur.<br />
Temir togʻ ham daryodek oqar,<br />
Afrosiyob nomin eshitsa [12:20].<br />
Muʼtabar arab-islom tarixchisi Imom Abu Jaʼfar Muhammad ibn Jarir Tabariyning “Tarix ar-rusul val-mulk”ida shunday tanishtirilgan: “Yana Frasiyab bin Fashanj (Fashakni Fashanj bin Zʼashamin ham deyishadi) bin Rustam bin Turk (turklar undan kelib chiqqan) bin Shahrasb bin Tuj bin Afridun podshoh. Tuj va Salmni oʻldirganidan oltmish yil oʻtib Manushihr bilan jang qildi va Tabaristonda uni qamal qildi” [11:23-24].</p>
<p>Sharqu Gʻarbda birday eʼtibor va shuhrat topgan qomusiy alloma Abu Rayhon Beruniy ham “Qadimgi xalqlardan qolgan yodgorliklar”ida Afrosiyob haqida batafsil maʼlumotlar bergan. “Afrosiyob ibn Bushanj ibn Iynat ibn Rishman ibn Turk ibn Zabanasb ibn Arshasp ibn Tuj. Ismi Tuj – turk, laqabi Afrosiyob. Iroqni bosib olgan. 12 yil davom etgan” [8:131-132]. Bu oʻrinda “Toʻngʻa” (toŋa) ismining arab tilidagi talaffuzda “Tuj”ga aylanganini taxmin qilish mumkin.<br />
Turkiy tilda barcha sohalarda asarlar yozgan Alisher Navoiyning “Tarixi muluki Ajam” kitobidagi maʼlumotlar ham shunga hamohang. “Afrosiyob. Oni baʼzilar debdurlarkim, Pushang binni Tur binni Faridun oʻgʻlidur. Chun Navdarni oʻldurdi, Eron mulkini andoq buzdiki, oz yerda maʼmurluq qoldi&#8230; Afrosiyob podshohligʻi oʻn ikki yil erdi” [16:610].<br />
XX asrning boshlarida 6 tilda lugʻat yaratgan jadid, qomusiy olim Isʼhoqxon Toʻra Ibrat oʻzining “Tarixi Fargʻona” asarida: “Boʻquxon Afrosiyobning moʻgʻulcha ismidir. Afrosiyob laqabi “farran osiyo” degan soʻzdur”, deya maʼlumot beradi [28:35].<br />
Bu tarixiy shaxsning ismi turli manbalarda farqli shakllarda yozib qoldirilgan boʻlib, turli xalqlar tomonidan oʻz tillarida unga berilgan nom yoki taʼrifdir — Frangrasyan, Toʻngʻa Alp Er (yoki Alp Er Toʻngʻa), Boʻquxon, Duquxon, Tanay, Afrosiyob, Frasyab, Frasyat. Ammo barcha manbalarda bitta shaxsning taʼrifi va bir xil voqealar keltirilgan boʻlib, bu ismlarning bir shaxsga tegishliligini anglash qiyinchilik tugʻdirmaydi. Nafaqat oʻzi, balki oilasi, yaqin qarindoshlari va saltanatidagi davlat ayonlarining ismlarigacha manbalarda keltirilgan. Albatta, ismlar manbalarning tiliga va auditoriyasining tushunchalariga moslangani sababli hammasi ham asl holida ifodalangan deb boʻlmaydi. Ammo har bir ism ortida alohida tarixiy shaxslar boʻlganini bildiradi.<br />
Otasi – Pashang (Bushanj, Fashanj, Fashak); amakisi – Piron; aka-ukalari –Garsevaz, Sipahram, Andaremon, Kay Sharasf, Kay Savasf, Kidor, Xumon, Ostaxon, Julbod, Siyomaq, Bahrom, Farashxod va Farahlad, Zandaray, Xarzasf, Anddirman, Isfahrom va Axust; xotini – Gulshahr; oʻgʻillari – Barsgʻan, Barman, Arjasp (Koʻhram, Tarxon), Shahr, Shahroh, Andirmon, Shaydan; qizlari – Qaz (Farangiz, Visfafarid), Manija, Odinajon; kuyovlari – Siyovush, Bejan, Tajov; Sarkardalari – Humon, Tuvurg, Guruy, Joh, Poʻlat, Damur, Sheda, Ruin, Farshevard, Qosid, Paloshon, Mardoʻ, Arjang, Nastexon, Qoraxon.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Afrosiyobning Osiyodagi hukmronligi</p>
<p>Afrosiyobning saltanati chegaralari tarixdagi boshqa davlatlarda boʻlgani kabi oʻzgarib turgan. Uzoq yillik urushlarda goh kengaygan, goh chekingan. Ulugʻ saltanat Xitoy va Eron oʻrtasidagi ulkan hududda – Markaziy Osiyo mintaqasi va uning shimolidagi bepoyon dashtda sobit turgan. Firdavsiyga koʻra, Zobuliston va Sind dengizi, Kavkazning shimoli va janubiga qadar yetib borgan. Koshgʻariyga koʻra, shimolda Rum oʻlkalaridan Chingacha choʻzilgan. Muayyan vaqtda Eron va Iroqni ham bosib olgani bir qancha manbalarda qayd etilgan.<br />
Faqat Afrosiyobning Eronni bosib olishi voqelarining qadimgi Eron deganda koʻpchilikning xayoliga birinchi keladigan Ahamoniylar saltanatiga aloqasi yoʻq. Tarixiy manbalarning hech birida Afrosiyob bilan urushda mashhur Ahamoniy shohlarining ismi keltirilmagan. Ahamoniylardan avval esa, Eronning gʻarbi va Iroqning shimolida Midiya davlati hukm surgan.<br />
Turon hukmdorining tarixini turonlik olim Abu Rayhon Beruniyning xolis, betaraf va hissiyotlarsiz maʼlumotlari bilan boshlash mantiqliroq. “Afrosiyob Eronshahrni bosib olib, Tabaristonda Manuchehrni qamal qilgach, Manuchehr undan bir iltimos qildi. Afrosiyob uning iltimosini qabul etdi va Eronshahrdan bir oʻq otimi kvadrat joyni oʻziga qaytaradigan boʻldi. Aytilishicha, (oʻq) otilgan joydan to borib tushgan joyigacha ming farsah ekan. (Manuchehr va Afrosiyob) shu (oʻq) otimiga kelishishdi. Bu shu (Tirmohning oʻn uchinchi) kuni boʻlgan edi. Xalq shu kunni hayit qilib oldi. Manuchehr va Eronshahr aholisiga shu qamal (vaqtida) (shunday) qattiqchilik boʻldiki, ular bugʻdoy yanchib, non qilishga qodir boʻlmadilar, chunki uning yetilish muddati hali uzoq edi. Shu kundan (boshlab) bugʻdoy va hoʻl mevalarni qaynatish odat boʻlib qoldi. Roʻzi tirda oshxona asboblari (sindirilib) va oʻchoqlar buzib tashlanadi, chunki shu kuni Afrosiyobdan qutulgan va har kim oʻz ishiga ketgan” [8:131-132]. Shunday qilib, eronliklar Turon xoqonining marhamati tufayli ozodlikka erishgan kunini milliy bayram sifatida nishonlaydigan boʻlgan. Bu anʼana keyingi asrlarda ham davom etgan.<br />
Alisher Navoiyning “Tarixi muluki Ajam”i buni biroz toʻldiradi: “Girshosb chogʻida Afrosiyob yana cherik tortib, Erongʻa kelib, Girshosb bila masof tuzib, razm qildi. Afrosiyob urushida Girshosb favt boʻldi” [16:610].Afrosiyob andin ham azimat qilib, Iroqi Ajam sori mutavajjih boʻldi” [16:612].<br />
Islom olamida yuksak eʼtibor qozongan, ayni paytda gʻarb tarixchilari tomonidan ham moʻtabar manba sanaladigan Imom Tabariyning “Tarixi Tabariy” kitobida ham yuqoridagi maʼlumotlar aynan keltirilgan. Shu bilan birga, Tabariy urush keltirgan vayrongarchiliklarga ham eʼtibor qaratgan.<br />
“Frosiyobning Bobilni zabt etishi Manushihr vafot etganidan boshlab oʻn ikki yil davom etdi&#8230; forslar bu (ozodlik) kunni bayram sifatida qabul qilganlar, chunki Frosiyobning bosqini ulardan olib tashlangan. Ular bu bayramni Navroʻz va Mihrjondan keyin uchinchi bayram qildilar. U (Zov) Frosiyob Xunarat va Bobilda xarob qilgan narsalarni qayta tiklashni va bu yerning vayron boʻlgan qalʼalarini tiklashni buyurdi” [11:114-115].<br />
Yuqorida ketirilgan tarixiy hodisalarni antik davr manbalari ham tasdiqlaydi, faqat ularda forslar qoʻygan Afrosiyob ismi yoʻq. Aynan oʻsha voqealar Osiyo dashtlarining koʻp asrlik qahramonlari – skiflar tomonidan amalga oshirilgani qayd etilgan.</p>
<p>Bu davr haqida tarix otasi Gerodot yanada tafsilotli maʼlumot beradi: “Skiflar kimmeriylarni Yevropadan siqib chiqarib, ularni Osiyoga haydadi, soʻngra Midiyaga bostirib kirdi. Meotida koʻlidan Fasis daryosi va kolxlar oʻlkasiga kadar 30 kunlik yengil piyoda yoʻli bor. Skiflar Midiyaga kirdilar, faqat bu yoʻldan emas, balki toʻgʻri yoʻl qolib, yuqoridan, Kavkaz togʻlarini oʻngda qoldirib, yanada uzoq yoʻldan bordilar. Shu yerda midiyaliklar va skiflar oʻrtasida jang boʻldi. Midiyaliklar magʻlub boʻldilar, ularning qudrati sindi. Skiflar butun Osiyoda oʻz hukmronligini oʻrnatdi. Keyin skiflar Misrga yoʻnaldi. Misr podshohi Psammettix Suriya Falastinida skiflar yoʻliga hadyalar bilan peshvoz chiqib, yolvorib bosqinchilarni iziga qaytishga koʻndirdi. Skiflar ortga qaytib, Suriyaning Asqalon shahriga keldi. Skiflar oʻzlarining 28 yillik Osiyodagi hukmronliklari davrida manmanlik va beboshlik bilan hammayoqni parokanda qildi” [19:134-137].</p>
<p>Qadimgi Rim solnomachisi Pompey Trog ham bu tarixiy voqealarga alohida toʻxtalib oʻtgan. U qayd etgan skiflar yoʻlboshchisining ismi yanada diqqatga sazovor. “Ossuriya podshohi Nin hukmronlik tashnaligi bilan&#8230; birinchi boʻlib qoʻshnilariga qarshi urush boshladi va hali qarshilik koʻrsatishga oʻrganmagan xalqlarni Liviya chegaralarigacha boʻysundirdi. Toʻgʻri, bundan qadimgiroq davrlarda Misr podshohi Vezosis va Skifiya podshohi Tanay oʻtgan: bularning birinchisi (Vezosis) yurish qilib Pontgacha, ikkinchisi (Tanay) Misrgacha borgan” [20:3]. Bu yerda Tanay ismi Afrosiyobga berilgan Toʻngʻa nomiga juda yaqin. Har ikki ismni birlashtirgan jihat tarixning bir davrida Yaqin Sharqni egallaganidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Skiflar kimlar edi?</p>
<p>Ular Osiyo dashtlarining hokimi edi. Shu bilan birga Oʻrta va Yaqin Sharqqa ham oʻz hukmini oʻtkazar edi. Eron manbalari ularni “sak” (shak) degan boʻlsalar, ossuriyaliklar “ishkuz” (Iškuz – ), bobil solnomalari “ashguz” (ašguz – ), ellinlar “skuz” (Σκυθ), rimliklar “skiz” (Scyth) deb nomlashgan. Skif esa, “skiz”ning ruscha transkripsiyasidir. Xoʻsh, turkiylar ularni qanday nomlashgan. Ularning turklarga, Turonga, Afrosiyobga aloqasi bormi? Bu haqda manbalar asosida yaqindan tanib olgach xulosa qilamiz.</p>
<p>Skiflar Osiyo ustidan hukmronlik qilishga uch marotaba muvaffaq boʻlganlar, oʻzlari esa, yo boshqalar hukmi ostiga oʻtmaganlar yoki yengilmas boʻlib qolaverganlar [20:19]. Ular quyoshni yagona xudo deb hisoblaydilar. Quyoshga otlarni qurbonlik qiladilar, buni esa, eng tezkor maʼbudga dunyodagi eng tezgir jonivorni qurbon qilish deb tushunadilar [19:271].<br />
Tarixiy manbalarda Afrosiyob hukm surgan, turklar va skiflar yashagan joylar bitta hududni oʻz ichiga oladi. Xususan, Ptolomeyning xaritasida, Strabonning “Geografiya”, Beruniyning “Qonuni Masʼudiy” asarlarida ham buni koʻrishimiz mumkin.</p>
<p>“Soʻngra Soʻgʻdiyona va nihoyat, skif koʻchmanchilari keladi&#8230; butun shimoliy tomonni egallovchi skif va koʻchmanchi qabilalar joylashgan&#8230; sharqda yashovchi qabilalar massagetlar va saklar nomi bilan ataladilar, qolganlarini umumiy skif nomi bilan ataydilar, ammo har bir qabilaning oʻz nomi bor” [21:259-261].</p>
<p>VII asrda arman muallif tomonidan yozilgan geografiya va kartografiyaga oid “Ashxaratsuys” ham bu argumentni qoʻllab-quvvatlaydi. “Skifiya (Ս Կ Ի Ի թ Ի ը), yaʼni Apaxtark – bu turklar yerining oʻzi. Etil (Volga) daryosidan boshlanadi, Emavon (Oltoy) togʻlariga qadar choʻziladi, ulardan keyin chenlar (Xitoy) mamlakatigacha davom etadi. Emavon togʻlari barcha togʻlardan baland va uzundir. Skifiyada 44 xalq yashaydi: soʻgʻdlar, toxarlar, eftalitlar va boshqa varvarcha nomli xalqlar. Unda togʻlar, katta daryolar, choʻl tekisliklari koʻp, jazirama va suvsiz viloyat boʻlib, u yerda olovli dala bor&#8230; Hindiston Ariyaning sharqida, Skifiyaga chegaradosh” [22:79].</p>
<p>Umuman olib qaraganda, XX asrgacha Yevropa manbalarida skiflar va turklarga alohida xalq sifatida qaralmagan. Jumladan, Vizantiyadan 568-yilda Turk xoqoni huzuriga elchi boʻlib borgan Zemarx safari haqida Menandr tomonidan yozilgan solnomada turklarning tilini skif tili deb ataydi: “U Zemarx oldiga keldi, rumliklar olib kelgan narsalarni bir joyga toʻpladi. Lubnon daraxti butoqlaridan olov yoqishdi, skif tilida qandaydir varvarcha soʻzlarni takrorlashdi”[23:119]. Shuningdek, mazkur manbada “Vizantiyada turklar deb ataladigan skiflar” va shu kabi ifodalar ham mavjud.<br />
1553-yilda Italiyaning Florensiya shahrida Piyetro Perondini (Pietro Perondini) ismli muallifning Amir Temur haqida “Magni Tamerlanis Scytharum imperatoris” [25:54] (Skif imperatori Buyuk Temur) nomli asari chop etilgani ham buning yaqqol dalilidir.<br />
IX asr Turon-Islom Rennesansi qomusiy allomasi Muhammad ibn Muso al-Xorazmiy geografiyaga bagʻishlangan “Kitob surat al-arz” asarida: “Isqusiya (Skifiya) mamlakati bu Turklar yeridir. Isqusiya (qad. yunon. Σκυθία, lot. Scythia, arab. اسقوثيا — Skifiya) mamlakati bu Toʻqqizoʻgʻuzlar yeridir, oʻrtasining uzunlamasi – 1480, kenglamasi – 590301” [7:105], deya maʼlumot beradi.<br />
Yuqoridagi ilmiy faktlarni umumlashtirgan holda, “ashguz”, “ishguz”, “skuz”, “skiz”, aslida “oʻgʻuz” nomining turli tillardagi talaffuzi degan fikrga kelishimiz mumkin. Bundan shunday xulosa kelib chiqadi: skiflar – turklardir, skiflar – oʻgʻuzlardir. Zotan, koʻplab turkiy tarixchilarning asarlarini oʻrganib chiqqanimizda Eron va Iroqni fath etib, Misrgacha borgan qadimgi Turon tojdori sifatida Oʻgʻuzxonning ismi alohida tilga olinadi. Bu esa, Afrosiyob va Oʻgʻuzxon, aslida bitta shaxs degan toʻxtamga kelishga yoʻl ochadi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Afrosiyobning merosi</p>
<p>Abu Jaʼfar Muhammad ibn Jarir Tabariy Afrosiyobdan keyingi davr haqida shunday hikoya qiladi: “oʻsha kunlarda Bishtasb turklar podshosi Frosiyatning ukasi Xarzasf ibn Kay Savasf bilan oʻziga xos sulhga rioya qilib, tinchlik oʻrnatdi. Zardusht Bishtasbga turk podshosi bilan uzilishni buyurdi. Bu taklifni qabul qildi. Bu xabar gʻazabli Xarzasfga yetib keldi. Shuningdek, u Zardushtning eʼtiqodini qabul qilgani uchun uni tanbeh qildi va unga Zardushtni topshirishini buyurdi, aks holda u Bishtasb va uning xonadoniga hujum qilib, qonini toʻkishga qasam ichdi. Shunda Bishtasb turklar podshohining xabariga javoban haqoratli xat yozdi, urush eʼlon qildi va raqibi urush qilsa ham toʻxtamasligini maʼlum qildi” [11:72].</p>
<p>Avesto va uning taʼsirida yozilgan manbalarda nega Afrosiyob qora boʻyoqlar bilan tasvirlanganiga ushbu asarda javob berilgan boʻlsada, bu yerda undan ham ahamiyatga ega voqea — miloddan avvalgi VIII – VII asrlarda yashagan otashparastlik dini asoschisi Zardushtning Afrosiyobdan keyin tarix maydonida boʻy koʻrsatganidir. Shuningdek, Tabariy va Navoiyga koʻra, yuqoridagi voqealardan keyin taxtga chiqqan shoh Luhrasb Bobil podshohi Novuxudonassarga (Buxtunnasr) zamondosh. Novuxudonassarning miloddan avvalgi 587 – 539-yillarda yashagani tarixiy manbalarda qayd etilgan. Bu faktlar qadimgi Turon davlatchiligining eng mashhur (birinchisi emas) hukmdori Afrosiyob miloddan avvalgi VIII asrda yoki undan ham avvalroq yashab oʻtgani, milliy davlatchiligimiz esa kamida 3 ming yillik tarixga ega ekani haqida xulosaga kelishimizga asos boʻladi.<br />
1. Idoraviy tizim</p>
<p>Turon hududida barpo etilgan koʻplab turkiy sulolalar oʻz hokimiyatlarining ligitimligi va qadimiyligini oʻzlarining Afrosiyobga aloqadorligi bilan isbotlashga harakat qilishgan. Ayniqsa, xon va qogʻon (xoqon) martabalari toʻgʻridan toʻgʻri Afrosiyobga borib taqaladi.</p>
<p>Xan – turklarning eng katta boshliqlari. Afrosiyobning bolalari ham xan deb yuritiladi. Afrosiyob xoqondir [4:172]. “Toʻqqiz tugʻli xon yoki xoqon – qaramogʻidagi shahar va oʻlkalar oshib ketsa ham, tugʻ toʻqqizdan oshirilmaydi. Xonning yuqori martabasi toʻqqiz bilan fol qilinadi” [4:140].<br />
Bundan tashqari, shahzodalar va malikalarning turkiycha nomlari ham alohida ahamiyatga ega. Qatun – Afrosiyob qizlaridan boʻlganlarning nomi [3:388]. Qatun yoki xotun turkiy davlat hukmdorining ayoli sifatida keyingi davrlarda ham yaqqol koʻzga tashlanadi. Jumladan, VIII asrga oid Kul Tegin bitiktoshida qatun xoqonning xotini sifatida hukmdor bilan birga, gʻarb adabiyotidagi “qirolicha”, “imperatritsa” bilan ayni maʼnoda tilga olinadi. Turk davlat boshqaruvi anʼanalarida “turkan xotun” tushunchasi ham keng yoyilgan edi.</p>
<p>Tegin (tӛgin) – aslida, bu soʻz qul demakdir. Soʻng bu soʻzni xoqoniya bolalarigagina xoslab atadilar. Bu ism Afrosiyob bolalariga ham qoʻllana boshlandi. Ular bir ishni, voqea, xabarni aytganda yoki yozganda otalariga hurmat yuzasidan oʻzlarini kamsitib, “qulingiz falon qildi” deb “qulingiz” oʻrnida “tӛgin” soʻzini ishlatar edilar. Soʻng bu soʻz ularga ot boʻlib qoldi. Boshqa qullardan ajratish uchun bu soʻzning yoniga yana bir narsa qoʻshib ishlatiladi [3:391].</p>
<p>Tarim – teginlarga va Afrosiyob avlodidan boʻlgan xotin va boshqalarga xoh katta, xoh kichik boʻlsin, “tarim” soʻzi ishlatiladi. Xoqoniya podshohlaridan boshqalar qancha katta boʻlsalar ham, bu soʻz ularga ishlatilmaydi. Podsho xotinlarining laqablari oʻrnida “altїn tarim” soʻzi ishlatiladi [3:376]. Yusuf Xos Hojibning “Qutadgʻu bilig”ida “oltin” soʻzi ulugʻlovchi maʼnoda ham ishlatiladi. Masalan, “podsho hazratlari”ni “elig oltini”, deydi.</p>
<p>Tarkan (tärkän) – viloyatlarga podsho boʻlganlarga nisbatan Xoqoniya toifasidan aytiladigan xitob [3:374].<br />
2. Davlatlar<br />
Afrosiyobdan bir necha asr soʻngra Turkistonning janubidagi shaharlar ahamoniylar va yunonlar tomonidan bosib olinib, zardushtiylik va ellinizimning birmuncha taʼsiriga uchragan boʻlsada, shimoldagi davlat tuzilmalari Turon gʻoyasini saqlab qoldi. Skiflar va xunlar oʻzlari haqida yetarli yozma manbalar qoldirishmagan boʻlsalar ham ularning bevosita vorisi boʻlgan Xazar va Avar xoqonliklarining hukmdorlari Afrosiyob avlodlari kabi xon va xoqon deb nomlangani tarixiy manbalarda qayd etilgan. Ayniqsa, Sariq dengizdan Qora dengizga qadar yoyilgan Turk xoqonligi Turon davlatchilik mafkurasini Yevroosiyo kengliklarida qaytadan hukmron qildi.<br />
IX – X asrlarga kelib Turkiston hududida Islom dini bilan boshlangan yangi Rennesans Afrosiyob merosiga tayanuvchi Turon davlatchilik gʻoyasining tamal toshini qoʻygan Mahmud Koshgʻariy va Yusuf Xos Hojib kabi buyuk daholarni yetishtirdi. Ular xoqoniya adabiy tilida Turon xalqlarining ilmiy va madaniy merosi, siyosiy idorasining falsafiy asoslarini tashkil etuvchi asarlar yozdilar. Bu gʻoyaning homiylari Afrosiyob avlodidan boʻlgan Qoraxoniy xoqonlari edilar. Bu haqda yirik tarixchi Ibn Al-Asir oʻzining “Al-Kamil fit-tarix” asarida shunday yozadi: “Turkiston oʻlkasining Qoshgʻar hamda Bolasogʻun, Xoʻtan, Taroz shaharlari va Movarounnahr viloyatlariga chegaradosh hududlari turk xonlari qoʻlida. Ular Afrosiyob avlodlaridan boʻlgan musulmonlardir. Ularning ajdodi Sotuq Qora xoqon islomni qabul qilgan” [13:242].<br />
Gʻaznaviylar sulolasi asoschilarining ismlari ham Afrosiyob avlodi shahzodalari kabi Alptegin va Sabuqtegin edi. Mashhur tarixchi Abulgʻoziy Bahodirxon “Shajarai tarokima”da saljuqiy sultonlarining shajarasi oʻttiz besh avloddan keyin Afrosiyobga ulanishini qayd etgan [18:23]. Ushbu davrda Sharqiy Osiyodagi qoraxitoylar davlatining taxtiga ham avvalboshda Afrosiyob avlodlaridan Ilk ismli faqir kishi chiqarilgani Mirzo Ulugʻbekning “Toʻrt ulus tarixi” [15:115] va Abulgʻoziy Bahodirxonning “Shajarai turk”ida [17:37] qayd etilgan. Xorazmshohlar davlati asoschisining ismi ham Afrosiyob avlodi shahzodalari kabi Anushtegin edi.<br />
Sohibqiron Amir Temur 1370-yilda parchalangan turkiy qavmlarni birlashtirib Turon nomli dunyoning eng qudratli saltanatini barpo etdi. Saltanatining sarhadlari ham Afrosiyob egallagan hududlarga monand edi. Uni Yevropada “Skif imperatori Buyuk Temur”, deya ulugʻladilar. Dunyoning turli chekkalaridan Saʼduddin Taftazoniy, Muhammad bin Jazariy, Sayyid Sharif Jurjoniy, Nizomiddin Shomiy kabi ilm va sanʼat ahlini keltirib Turon shaharlarini obod qildi. Ulugʻ saltanatning taʼlim tizimidan matematika, astronomiya, tarix, adabiyot, tasavvuf, fiqh, kalom, rassomlik, xattotlik, meʼmorchilik yoʻnalishlarida Qozizoda Rumiy, Mirzo Ulugʻbek, Ali Qushchi, Sharafiddin Ali Yazdiy, Abdurahmon Jomiy, Alisher Navoiy, Usta Ali Nasafiy, Xoja Ahrori Vali, Kamoliddin Behzod, Mirak Naqqosh, Zahiriddin Muhammad Bobur kabi yuzlab jahon ilm-fani va sanʼatini yuksak choʻqqilarga olib chiqqan buyuk siymolar yetishib chiqdi. Amir Temurning avlodlari esa, 1858-yilga qadar dunyoning eng kuchli saltanatlari qatorida hukm surdi.<br />
Qadimdan turk erkaklarining ikki ismi boʻlgan. Birinchisi tugʻilganida qoʻyilgan ismi, ikkinchisi balogʻatga yetganida oladigan erlik ismi. Sohibqiron barpo etgan Turon saltanatini janubiy Osiyoda 3 asr davom ettirgan temuriyzoda podshohning tugʻilganidagi ismi Zahiriddin Muhammad boʻlib, erlik ismi oʻlaroq Bobur deya sharaflangan. Mahmud Koshgʻariy “Devonu lugʻot ut-turk”ning original matnida “toʻngʻa” (toŋa) soʻzini arabchaga “al-babru”, yaʼni bobur, deya tarjima qilgan [5:272].<br />
Temuriylardan keyingi davrda Turkistonda hukm surgan sulolalar ham Afrosiyob asos solgan xonlik tizimini davom ettirdilar. XVIII asr tarixchisi Muhammad Yusuf Munshiyning “Tarixi Muqimxoniy” asarida Ashtarxoniylar saltanatini Turon davlati deb ataydi. 1711 yilda Usmonli sultoni Ahmad IIIga maktub yozgan qozoq xoniTaukexon oʻzini Afrosiyob taxtiga oʻtirgan hukmdor sifatida tanishtirgan.<br />
3. Shaharlar<br />
Bu davlatlarning Afrosiyobga aloqadorligini koʻrsatuvchi yana bir omil aksariyatining poytaxtlari Afrosiyob tomonidan barpo etilganidadir. Tarixiy manbalar Turon hududidagi koʻplab shaharlarning juda qadimiy ekanini va avvalboshda Afrosiyob tomonidan bunyod etilganini qayd etadi.<br />
“Qoshgʻarni Oʻrdukent – xon turadigan shahar, markaz maʼnosida qoʻllanadi. Bu shaharning havosi yaxshi boʻlgani uchun Afrosiyob shu yerda turar edi” [3:329]. Qoshgʻar Turk xoqonligi, Qoraxoniylar saltanati va keyingi davrlarda ham Turon tamaddunida muhim rol oʻnagan.<br />
“Qaz – Afrosiyobning qizi. Qazvin shahrini shu qurgandir. Bu soʻzning asli qaz oʻyni – gʻoz oʻynaydigan joy. Chunki u shu yerda turar va oʻynar edi. Shuning uchun turklar Qazvinni turk shaharlaridan hisoblaganlar. Qum shahri chegara hisoblanadi. Chunki “qum” turkcha soʻzdir. Afrosiyobning qizi bu yerda ov qilar va oʻynar edi. Qazning otasi Toʻngʻa (Toŋa) Alp er – Afrosiyobdir. U Tahmurasdan uch yuz yil keyin Marvni bino qilgandir”.<br />
“Baʼzilar butun Movarounnahrni turklar oʻlkalaridan deb hisoblaganlar. U Yankanddan boshlanadi. Uning bir oti Dizruyindir. U sariqligiga koʻra, mis shahri demakdir. Buxoroga yaqindir” [4:163]. Ruyin baʼzi manbalarda mis, boshqalarida bronza maʼnosida keladi. “Diz” esa, Koshgʻariy tomonidan alohida izohlangan. “Tiz – baland yer. Forslar shaharlarini shu soʻzdan diz shaklida oʻzgartib olganlar” [4:135]. Demak, “diz” turkiy tildan maʼnosi oʻzgarib forsiy tilga oʻtgan (tepalik – shahar) soʻzdir. “Shohnoma”da Afrosiyobning Ruindij (Ruyindiz – Dizruyin) shahri haqida alohida hikoya bor. Atrofidan oqarsuv oʻtgan, podshoh ov uchun kema orqali chiqadigan, devorlari osmonga tutash, ichida yaylov, ekinzor, tegirmon kabi barcha sharoitlar yaratilgan, yuz yil ichkarida yashab ham tashqariga ehtiyoj sezilmaydigan, minglab jangchilar yuz yil qamal qilib oʻqqa tutsa ham egallab boʻlmaydigan, temir xalqa ichidagi shahar deya taʼriflanadi [12:250]. Shuningdek, oʻz davrida Marv Saljuqiylar saltanatining, Yankand Oʻgʻuz yabgʻularining poytaxti, Qazvin va Qum esa, Safaviy turkmanlari saltanatining yirik shaharlari boʻlgan.<br />
“Qaz suvi – Ila vodiysiga quyiladigan katta bir daryo. Shunday atalishining sababi – Afrosiyobning qizi uning qirgʻogʻida bir shahar qurgani va bu nom unga nisbat berilganidandir” [4:165]. “Barsgʻan – Afrosiyob oʻgʻlining nomi. Barsgʻan shahrini bino qilgan shudir” [4:424].<br />
“Buxoro. Afrosiyob bino qilgan deganlar. Bu hisor buzilib ketib, koʻp yillar vayronligicha qoldi. Afrosiyobning goʻri Buxoroda Maʼbad darvozasida rahmatli Xoja imom Abu Hafs Kabir tepaligiga tutashgan katta tepalik ustidadir. Romtin (Romitan). Bu katta bir kuhandizga ega va mustahkam bir qishloq boʻlib, Buxorodan qadimiyroqdir. Bu qishloqni Afrosiyob bino qilgan. Afrosiyob har vaqt bu viloyatga kelganida shu qishloqdan boshqa joyda turmagan” [14:30-31]. Buxoro yaqinidagi Varaxsha shahristonidagi devor rasmlarida ham Koshgʻariy tasvirlaganidek, filga hujum qilayotgan yoʻlbars, yaʼni toʻngʻa tasviri borligi bu shaharda Alp Er Toʻngʻaning merosi asrlar davomida yashab kelganini koʻrsatadi. Buxoroyi sharif Afrosiyobning merosi va xokini oʻzida saqlab kelayotgan Turonning sharafli shahridir.<br />
“Fargʻona bir shahri qadim va aholisi nadimdurki, avvali Afrosiyobdan qolgandur” [28:2]. “Margʻinon Afrosiyobdan qolgan bir eski shahar” [28:35]. “Qariyalar soʻzidurki, Andijon asli Odinajondur. Odinajon Afrosiyobning qizidurki, anga oʻrda va bogʻ bino qilib edi” [28:35].<br />
“Rubʼi muskunda Samarqandcha latif shahr kamroqdur”, deyiladi Boburnomada. Baʼzi oʻrta asr manbalarida Samarqandni Makedoniyalik Iskandar bino qilgani aytilgan boʻlsada, Iskandarning Osiyoga yurishini yoritgan antik davr manbalarining barchasida Iskandar kelganida Samarqand (Marokand) shahri Transoksiananing eng yirik shaharlaridan biri sifatida mavjud boʻlgani qayd etilgan.<br />
Alixontoʻra Sogʻuniyning “Turkiston qaygʻusi”da Samarqandning bunyod etilishi tarixi shunday tahlil qilingan: “Biroq shahar chetidagi keng maydon xarobasi “Afrosiyob” deb atalishi va bu yaqinlarda u yerdan miloddan avvalgi davr asarlari topilishi turk xoqoni Afrosiyobning poytaxti ekanini quvvatlaydi. Bunga koʻra, Samarqand shahri jahongir Iskandar Makeduniy tomonidan qurilgan, degan baʼzi tarixlarda yozilgan soʻz asossiz boʻlib qoladi” [29:23].<br />
Aksariyat tarixiy manbalar bir ovozdan Samarqand turkiylar shahri ekanini taʼkidlaydi. Jumladan, Koshgʻariy, Bobur va boshqa bir qator olimlar Samarqandning nomini turkiy tildagi semiz kent – katta, boy shahar degan maʼnoga bogʻlagan boʻlsalar, Beruniy “Qonuni Masʼudiy”da “Samarqand, turk tilida Samar kand, yaʼni quyosh shahri” [10:576], deya izohlagan. Bu fakt antik davr manbalardagi skiflarning (oʻgʻuz) quyoshni samoviy kuch sifatida ulugʻlagani haqidagi maʼlumotlar bilan birlashtirilganda Samarqand qadim Turonning eng muhim shaharlaridan biri boʻlgan, degan xulosaga kelish mumkin.<br />
XV asrning ilk yillarida Amir Temur saroyiga tashrif buyurgan ispan elchisi Rui Gonsales de Klavixo oʻz kundaligida Sohibqironning ona shahri Keshni tasvirlarkan, qiziq bir maʼlumotni keltiradi: “Eshikning tepasidagi devorning oʻrta qismida quyosh nuri koʻlamida aks ettirilgan sher tasviri bor. Eshikning chetlariga ham xuddi shunday suratlar chizilgan. Bu ramziy belgi Samarqand podshosining rasmiy armasi (gerbi) hisoblanadi Mazkur saroy Temurbekning buyrugʻi bilan qurila boshlagan, deb aytgan boʻlsalarda, saroy qurilishi, Samarqandning avvalgi podshosi tomonidan boshlangan boʻlsa kerak. Chunki yuqorida koʻrganimiz quyosh va sher tasviri ilgarigi Samarqand podshosining armasidir” [24:124]. Klavixo ilgarigi Samarqand podshosi deganida qancha oldingi hukmdor nazarda tutilganiga izoh bermagan. Samarqand tarixiga oid manbalarda Alp Er To‘ng‘aga qadar bunday timsol koʻzga tashlanmaydi.<br />
Eʼtiborlisi, shundaki, aynan ushbu tasvir XVII asrda Oʻzbek xonligining Samarqand begi Yusuf Yalangtoʻshbiy tomonidan Registon maydonida qurilgan mahobatli madrasaning peshtoqida yana bir bor takrorlangan. Tasvirdagi jonivor oʻrta asrlarda har qancha sher sifatida talqin qilingan boʻlsada, tashqi koʻrinishi, rangi, tanasidagi yoʻl-yoʻl chiziqlari, boʻynining ostidan qorin qismigacha oq rangdaligi va boʻynining ustidagi yollariga qadar fanda Turon yoʻlbarsi nomi berilgan hayvon turi bilan bir xil koʻrinishga ega. Unga Koshgʻariy tomonidan toʻngʻa deb nom berilgan va Afrosiyobdan boshlab Turon bahodirlariga sharafli unvon boʻlib xizmat qilgan. Xulosa qilib aytganda, oʻgʻuzlar (skiflar) ulugʻlagan quyosh va Alp Er Toʻngʻa timsolining birlashgan tasviri Turonning tugʻrosi sifatida eng qadimgi davrlardayoq Samarqandning ramziga aylangan boʻlib, ming yillar davomida turli dinlar va madaniyatlarning taʼsiriga dosh berib, farqli siyosiy tuzumlarning bosimlarini pisand qilmay bugungacha yetib keldi.</p>
<p>Xulosa va takliflar<br />
Afrosiyob yurtimiz davlatchiligiga asos solgan tarixiy shaxs boʻlib, uning hayoti, hukmronligi, shaxsiyati, oilasi va yaqinlari haqida eng qadimgi davrlardan XX asrga qadar juda koʻplab ilmiy, tarixiy, diniy va badiiy asarlarda batafsil maʼlumotlar berilgan. Shunga qaramasdan, nafaqat Oʻzbekistonda, boshqa turkiy davlatlarda ham Turon davlatchiligi tarixini Afrosiyobdan boshlash yuzasidan yetarli ilmiy oʻrganishlar amalga oshirilmagan.<br />
Tarixchilar tomonidan Qoshgʻar, Bolasogʻun, Andijon, Samarqand, Buxoro, Marv, Qazvin kabi Markaziy Osiyo mintaqasidagi eng qadimiy shaharlar Afrosiyob tomonidan bunyod etilgani qayd etilgan.<br />
Tarixiy manbalarda Afrosiyob hukm surgan, turklar va skiflar yashagan joylar bitta hududni oʻz ichiga oladi. Sharq va gʻarbning tarix va geografiya sohasi olimlarining asarlarida skiflarning turkiy xalqlardan (toʻqqizoʻgʻuzlar) ekani tasdiqlangan. Manbalar asosida skif va oʻgʻuz nomlari bir soʻzdan shakllangan, deb xulosa qilish mumkin. Shu nuqtayi nazardan, Afrosiyob va Oʻgʻuzxon bir shaxs boʻlgani yuzasidan ilmiy tadqiqot olib borish maqsadga muvofiq.<br />
XIX asrgacha Turkistonda hukm surgan barcha mustaqil turkiy davlatlar oʻzlarini Turon davlatidagi Afrosiyobning vorisi sifatida koʻrgan.<br />
Samarqand shahrining Registon maydonidagi Sherdor madrasasi peshtoqidagi Turon yoʻlbarsi va inson yuzi aks etgan quyosh tasviri Afrosiyob davlatining tugʻrosi (gerbi) boʻlgan degan xulosaga kelish uchun yetarli ilmiy asoslar mavjud.<br />
Afrosiyobning Turon davlatchiligi tarixi boʻyicha fors, arab, yunon, Rim hamda boshqa sharq va gʻarb olimlarining asarlarida yetarlicha maʼlumotlar berilgan. Ushbu mavzuda chuqur ilmiy tadqiqotlar, badiiy asarlar, hujjatli filmlar yaratilishi nafaqat millatimiz, balki, qardosh xalqlarning mushtarak oʻtmishi haqida beqiyos maʼrifat hosil qilishimizga xizmat qiladi.</p>
<p>Foydalanilgan adabiyotlar roʻyxati:<br />
1. Avesta, Sankt Peterburg, Nauka, 2005.<br />
2. The Zend-Avesta, Part II, Oxford, at the Clarindon Press, 1883.<br />
3. Mahmud Koshgʻariy, Devonu lugʻot ut-turk, I jild, Toshkent, Fan, 1963.<br />
4. Mahmud Koshgʻariy, Devonu lugʻot ut-turk , III jild, Toshkent, Fan, 1963.<br />
5. محمودبنالحسينبنمحمدالكاشغري،كتابديوانلغاتالترك،دارالجلافةالعلية — مطبعهٔعامره١٣٣٥،٠٢٧٢(Mahmud bin al-Husayn bin Muhammad al-Koshgʻariy, Kitobi devonu lugʻot ut-turk, Istanbul, Dor ul-xulofat ul-oliya, h. 1335)<br />
6. Yusuf Xos Hojib, Qutadgʻu bilik, Toshkent, Fan, 1971.<br />
7. Kitāb ṣūrat al-arḍ min al-mudun wa-al-jibāl wa-al-biḥar wa-al-jazāʼir wa-al-anhār istakhrajahu Abū Jaʻfar Muḥammad ibn Mūsá al-Khuwārizmī min kitāb jughrāfiyā alladhī allafahu bi-Ṭulumiyūs al-Qulūdhī. New York: Columbia University Libraries, 1962.<br />
8. Abu Rayhon Beruniy, Tanlangan asarlar, I kitob, T.: Fan, 1968.<br />
9. Abu Rayhon Beruniy, Qonuni Masʼudiy, Toshkent, Oʻzbekiston, 2022.<br />
10. كتابالقانونالمسعودي (الجزءالثماني) ابيريحانمحمدبناحمدالبيرونيداءرةالمعارفالعثمانيةهيدرابادالدكنالهند،سنة،١٣٧٤ھ/ ١٩٥٥م،٥٧٦. (Abū Rayḥān Muḥammad b.Aḥmad Al-Bīrūnī, Al-Qānūnuʻl-Masʻūdī (Canon Masudicus) Vol.II, The Dāiratuʻl-Maʻārif-il-Oṣmānia, Hyderabad-Dn., Ind ia, 1955 A.D., 1374 A.H., p-576).<br />
11. The History of Al-Ṭabarī (Taʻrikh al-rusul waʻl-muluk) ,Volumes II,III, IV, XII, XIV, XVII SUNY Press, New York.<br />
12. Abulqosim Firdavsӣ, Shohnoma, Ҷildi II, Dushanbe, Adib, 2007.<br />
13. Ibn al-Asir, Al-Kamil fi-t-Taʻrix, Toshkent, Oʻzbekiston, 1963.<br />
14. Muhammad an-Narshaxiy, Tarӣx-i Buxārā, Tashkent, SMI ASIA, 2011.<br />
15. Mirzo Ulugʻbek, Toʻrt ulus tarixi, Toshkent, Choʻlpon, 1994.<br />
16. Alisher Navoiy, Toʻla asarlar toʻplami VIII, Toshkent, Gʻ. Gʻulom NNMIU, 2011.<br />
17. Abulgʻoziy Bahodirxon, “Shajarayi turk”, Toshkent, Choʻlpon, 1992.<br />
18. Abulgʻoziy Bahodirxon, “Shajarayi tarokima”, Toshkent, Choʻlpon, 1995.<br />
19. Herodotus, with an English translation by A.D. Godley, Harvard University Press, 1975.<br />
20. Iustinus M, Epitoma Historiarum Philippicarum Pompei Trogi, Stutgart, 1985.<br />
21. The Geography of Strabo V, London, William Heineman Ltd., 1928.<br />
22. Armyanskaya geografiya (Ashxaratsuys) VII vѣka po R.X. (pripisivavshayasya Moiseyu Xorenskomu) tekstʼ i perevodʼ sʼ prisovokupleniyem kartʼ i obʼyasnitelnыxʼ primѣchaniy izdalʼ K.P. Patkanovʼ. Sanktpeterburgʼ: Imperatorskoy Akademii Naukʼ, 1877.<br />
23. The History of Menander The Guardsman, Published by Francis Cairns (Publications) Ltd, 1985.<br />
24. Narrative of the Embassy of Ruy Gonzalez de Clavijo to the Court of Timour at Samarcand, London, The Hakluyt Society, MDCCCLIX, p-124.<br />
25. Perondini, Pietro Magni Tamerlanis Scytharum imperatoris vita a Petro Perondino&#8230; conscripta. — Florentiae [Firenze] : s. t., 1553, 54 pp.<br />
26. Umyankov I, Istoriya Faxreddina&#8230; 10-b;<br />
27. Gumilev L.N, Qadimgi turklar, Toshkent Fan, 2007.<br />
28. Isʼhoqxon Toʻra Ibrat, Tarixi Fargʻona, Toshkent, Maʼnaviyat, 2005.<br />
29. Alixontoʻra Sogʻuniy, Turkiston qaygʻusi, Toshkent, Sharq NMIU, 2021.<br />
30. Homidov H, Avesto fayzlari, A. Qodiriy nomidagi xalq mepoci nashriyoti, Toshkent, 2001.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ozbekistangazetesi.com/anvar-yusupov-turkistonda-afrosiyob-merosi-h66148.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AVUSTURYA TÜRK FEDERASYONU RAMAZAN FESTİVALİ YAPACAK</title>
		<link>https://ozbekistangazetesi.com/avusturya-turk-federasyonu-ramazan-festivali-yapacak-h65415.html</link>
					<comments>https://ozbekistangazetesi.com/avusturya-turk-federasyonu-ramazan-festivali-yapacak-h65415.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Feb 2025 17:55:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[1453 KRAL MEDYA]]></category>
		<category><![CDATA[1453 KRAL MEDYA YAYIN GRUBU]]></category>
		<category><![CDATA[1453 Kral Medya Yayın Grubu Doğu Avrupa Temsilcisi Gazeteci Yazar Mecnun Yağar]]></category>
		<category><![CDATA[Ali CAN]]></category>
		<category><![CDATA[Avusturya]]></category>
		<category><![CDATA[Avusturya Türk Federasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Avusturya Türk Federasyonu Genel Başkanı Ali CAN]]></category>
		<category><![CDATA[AVUSTURYA TÜRK FEDERASYONU RAMAZAN FESTİVALİ YAPACAK]]></category>
		<category><![CDATA[Baki USLU]]></category>
		<category><![CDATA[Gazeteci Yazar Mecnun Yağar]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Başkan Yardımcısı Baki USLU]]></category>
		<category><![CDATA[Mecnun Yağar]]></category>
		<category><![CDATA[RAMAZAN FESTİVALİ]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[VİYANA]]></category>
		<category><![CDATA[YAPACAK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/?p=65415</guid>

					<description><![CDATA[Avusturya Türk Federasyonu Genel Başkanı Ali CAN ve Genel Başkan Yardımcısı Baki USLU tarafından genel merkezde basın mensupları ile bir araya geldi. Yapılan bilgilendirme toplantısında festivalin 07.03.2025 tarihinde başlayarak 31.03.2025 tarihinde Bayramlaşma şöleni ile taçlandırarak biteceğini paylaştılar. Ramazan ay&#8217;ı boyunca özellikle çocuklarımıza yönelik süpriz proğramların olacağını , genelenek ve göreneklerimizin ve inanç değerlerimizinde işleneceği geniş &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avusturya Türk Federasyonu Genel Başkanı Ali CAN ve Genel Başkan Yardımcısı Baki USLU tarafından genel merkezde basın mensupları ile bir araya geldi.</p>
<p>Yapılan bilgilendirme toplantısında festivalin 07.03.2025 tarihinde başlayarak</p>
<p>31.03.2025 tarihinde Bayramlaşma şöleni ile taçlandırarak biteceğini paylaştılar.</p>
<p>Ramazan ay&#8217;ı boyunca özellikle çocuklarımıza yönelik süpriz proğramların olacağını , genelenek ve göreneklerimizin ve inanç değerlerimizinde işleneceği geniş proğramlar, lezzetli iftar menülerimizin değişik standlarımızda sunılacağını,</p>
<p>Hacivat karagöz, nasrettin hoca ,mevlana semah gösterilerinde olacağı ,<br />
Mehteran takımınında gösterisi ile zengin sanatçı katılımları ile canlı müziğinde yapılacağını paylaştılar.<br />
Yapılacak olan Ramazan Festivalinin adeta anavatanımızdaki atmosferi buradaki toplumumuza yaşatacaklarını müjdelediler.</p>
<p>Avusturya Türk Federasyon&#8217;u tarafından Geleneksel olarak yapılmakta olan Ramazan Festivalinin , önümüzdeki yıllarda da devam ettireceklerini bildirdiler.</p>
<p>Avusturya Türk Federasyon genel başkanı Ali CAN beye ve Genelbaşkan yardımcısı Baki USLU beye ve emeği geçen bütün arkadaşlara ,<br />
Misafir perverliklerinden dolayı teşekkür ederim.</p>
<p>Gazeteci Yazar Mecnun Yağar<br />
1453 Kral Medya Yayın Grubu Doğu Avrupa Temsilcisi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ozbekistangazetesi.com/avusturya-turk-federasyonu-ramazan-festivali-yapacak-h65415.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vladimir Yakushev: Öğrenciler olarak gerçekten olgun ve güçlü insanlar oluyoruz</title>
		<link>https://ozbekistangazetesi.com/vladimir-yakushev-ogrenciler-olarak-gercekten-olgun-ve-guclu-insanlar-oluyoruz-h64644.html</link>
					<comments>https://ozbekistangazetesi.com/vladimir-yakushev-ogrenciler-olarak-gercekten-olgun-ve-guclu-insanlar-oluyoruz-h64644.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Jan 2025 10:02:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[MOSKOVA]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenciler olarak gerçekten olgun ve güçlü insanlar oluyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[RUSYA]]></category>
		<category><![CDATA[Vladimir Yakushev]]></category>
		<category><![CDATA[Vladimir Yakushev: Öğrenciler olarak gerçekten olgun ve güçlü insanlar oluyoruz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazetegazetesi.com/vladimir-yakushev-ogrenciler-olarak-gercekten-olgun-ve-guclu-insanlar-oluyoruz-h100919.html</guid>

					<description><![CDATA[Vladimir Yakushev: Öğrenciler olarak gerçekten olgun ve güçlü insanlar oluyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vladimir Yakushev: Öğrenciler olarak gerçekten olgun ve güçlü insanlar oluyoruz<br />
25 Ocak 2025,</p>
<p>Birleşik Rusya Genel Konseyi Sekreteri gençleri Rus Öğrenci Günü&#8217;nde tebrik etti<br />
Vladimir Yakushev , Moskova Üniversitesi&#8217;nin kuruluşundan bu yana, Aziz Tatiana Günü&#8217;nde öğrenci yaşamının neşesini, gençlerin bilgi, gelişme ve yaratma arzusunu kutladığımızı belirtti .</p>
<p>“Öğrenciler olarak hayatımızı birlikte sürdüreceğimiz, mentorlarımızla tanışacağımız, kariyerimizde ilk adımlarımızı atacağımız ve aile kuracağımız gerçek arkadaşlar buluruz. Gerçekten olgun ve güçlü insanlar oluyoruz” dedi.</p>
<p>Parti Genel Konseyi sekreteri, yılların eğitimin sizin için bir ilham dönemi ve büyük başarıların başlangıcı olmasına izin verin, diye vurguladı.</p>
<p>“Kendinize inanın, her şey yoluna girecek!” &#8211; Vladimir Yakushev&#8217;i ekledi.</p>
<p>Hoparlör<br />
Yakushev Vladimir Vladimiroviç<br />
Yakushev Vladimir Vladimiroviç<br />
Parti Genel Konseyi Sekreteri, Rusya Federasyonu Federal Meclisi Federasyon Konseyi Birinci Başkan Yardımcısı<br />
#Yakushev<br />
#Öğrenci Günü<br />
#tebrik<br />
#öğrenciler<br />
Kamu resepsiyonu<br />
Bir istek oluştur</p>
<p>kaynak:https://er.ru/activity/news/vladimir-yakushev-v-studenchestve-my-stanovimsya-po-nastoyashemu-vzroslymi-i-silnymi-lyudmi</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ozbekistangazetesi.com/vladimir-yakushev-ogrenciler-olarak-gercekten-olgun-ve-guclu-insanlar-oluyoruz-h64644.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SWV Wien Taksiciler Odası Başkan Adayı Serhat Şen, Taksi Sektörü işverenleriyle Bir araya Geldi</title>
		<link>https://ozbekistangazetesi.com/swv-wien-taksiciler-odasi-baskan-adayi-serhat-sen-taksi-sektoru-isverenleriyle-bir-araya-geldi-h64559.html</link>
					<comments>https://ozbekistangazetesi.com/swv-wien-taksiciler-odasi-baskan-adayi-serhat-sen-taksi-sektoru-isverenleriyle-bir-araya-geldi-h64559.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 17:21:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASET]]></category>
		<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[1453 Kral Medya Yayın Grubu Başkanı Abdullah Yiğit]]></category>
		<category><![CDATA[1453 Kral Medya Yayın Grubu Başkanı ve Genel Yayın Yönetmeni Abdullah Yiğit]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></category>
		<category><![CDATA[avusturta]]></category>
		<category><![CDATA[Avusturya]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan Adayı Serhat Şen]]></category>
		<category><![CDATA[bir araya geldi]]></category>
		<category><![CDATA[gazete viyana]]></category>
		<category><![CDATA[GAZETECİ]]></category>
		<category><![CDATA[Gazeteci Mecnun Yağar]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Yayın Yönetmeni Abdullah Yiğit]]></category>
		<category><![CDATA[iş adamı Serhat Şen]]></category>
		<category><![CDATA[iş insanı Serhat Şen]]></category>
		<category><![CDATA[işverenleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[Mecnun Yağar]]></category>
		<category><![CDATA[Sam-Der]]></category>
		<category><![CDATA[şen]]></category>
		<category><![CDATA[Sozialdemokratischer]]></category>
		<category><![CDATA[Sozialdemokratischer Wirtschaftsverband Wien]]></category>
		<category><![CDATA[SWV]]></category>
		<category><![CDATA[SWV Wien]]></category>
		<category><![CDATA[SWV Wien Taksiciler Odası]]></category>
		<category><![CDATA[SWV Wien Taksiciler Odası Başkan Adayı Serhat Şen]]></category>
		<category><![CDATA[Taksi Sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[Taksi Sektörü işverenleriyle Bir araya Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[Taksiciler Odası Başkan Adayı Serhat Şen]]></category>
		<category><![CDATA[VİYANA]]></category>
		<category><![CDATA[Wahlkampfauftakt]]></category>
		<category><![CDATA[wien]]></category>
		<category><![CDATA[Wirtschaftsverband]]></category>
		<category><![CDATA[WK Wahl 2025]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/?p=64559</guid>

					<description><![CDATA[Dün yaptığımız WK Wahl 2025 Seçim Toplantımızda Wahlkampfauftakt Sam-Der Avusturya katılarak ve Taxi sektöründe birliği ve beraberliğin ne olduğunu hep birlikte göstermiş olduğunuz bu yoğun katılımdan dolayı hepinizden çalışmalarımızda başarının başarmanın İlk adımını sizlerin güvenine layık olmak için şahsım Serhat Sen ve Partim Sozialdemokratischer Wirtschaftsverband Wien Adına hepinize teşekkür ederim. Birlik ve beraberliğimizin seçime doğru &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dün yaptığımız WK Wahl 2025</p>
<p>Seçim Toplantımızda Wahlkampfauftakt Sam-Der Avusturya katılarak ve Taxi sektöründe birliği ve beraberliğin ne olduğunu hep birlikte göstermiş olduğunuz bu yoğun katılımdan dolayı hepinizden çalışmalarımızda başarının başarmanın İlk adımını sizlerin güvenine layık olmak için şahsım Serhat Sen ve Partim Sozialdemokratischer Wirtschaftsverband Wien Adına hepinize teşekkür ederim.</p>
<p>Birlik ve beraberliğimizin seçime doğru<br />
Sizlerin sorunlarına, çare olup<br />
Yeni, bir başlangıç için çıktığım bu yolda beni<br />
Yalnız, bırakmayan meslektaşlarıma<br />
Teşekkür ediyorum</p>
<p>Beni yanlız bırakmayan<br />
1453 Kral Medya Yayın Grubu Doğu Avrupa Temsilcisi<br />
Şair, Yazar, Gazeteci Mecnun Yağar, Nezihinde<br />
1453 Kral Medya Yayın Grubu Başkanı ve Genel Yayın Yönetmeni Sn Abdullah Yiğit Beye Teşekkür ederim.</p>
<p>Saygılarımla</p>
<p>Serhat Şen<br />
SWV Wien Taksiciler Odası Başkan Adayı</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ozbekistangazetesi.com/swv-wien-taksiciler-odasi-baskan-adayi-serhat-sen-taksi-sektoru-isverenleriyle-bir-araya-geldi-h64559.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
